Gurbetin kahrında, her gün erirken,
İşinle, gücünle, unutuyon beni.
Vuslatın düşünü, hayal kurarken,
Geçimlik telaşla, unutuyon beni.
Gündüzün iş dedin, gecen yorgunluk,
Yılları eskittin, sanki bir soluk.
Yürekte açıldı, derin bir oluk,
Gelen her kuruşla, unutuyon beni.
Oğlanın tribi, gelinin nazı,
Bitmedi evinin, kışı ve yazı.
Çok gördün gönlüme, baharı, hazı,
Evlatlık uğraşla, unutuyon beni.
Araman seyreldi, yazman azaldı,
Gönlümün umudu, yarıda kaldı.
Hasretin hanemi, bak nasıl çaldı?
Kuru bir mesajla, unutuyon beni.
Torun torba dedin, boynuna sardın,
Yabancı ellere, kendince vardın.
Söyle o dünyada, kimlere yârdın?
Dünyalık yarışla, unutuyon beni.
Unutma sakın ha, her anım meçhul,
Bir saniye sonram, belli değil kul.
Gidersem dünyadan, zor olur usul,
Boş yere bakışla, unutuyon beni.
Arar bulamazsın, vursan da taşa,
Vah tüh eyleyerek, gelirsin coşa.
Pişmanlık nafile, gitmesin boşa,
Ağır bir yanışla, unutuyon beni.
Keşkeler içinde, sürersin ömür,
Yürekte bir sızı, sanki bir kömür.
Gözlerin kapıda, hep beni umur,
Derin bir bitişle, unutuyon beni.
Hâlimi sormadın, boynum hep bükük,
Hangi yanım sağlam, hangi yan sökük?
Gönül hanem viran, kapısı dökük,
Zalim bir akışla, unutuyon beni.
Gönül hanesini, yıktın da geçtin,
Beni değil, orda telaşı seçtin.
Hasret şerbetini, zehirle içtin,
Sessizce gidişle, unutuyon beni.
Kayıt Tarihi : 30.1.2026 19:34:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!