Halimi sorma baba sorma
Bugünlerde yoğunum
Ağır bedeller ödüyorum
Kaldıramayacağım yükler yüklüyorum omzuma
Gençliğime aldırmadan
Cocuksu yanlarımı söküp atıyorum içimden
Git
Ne var ki gitmeyi
Kaç yazar ki ayrılık benden uzağa
Ben gittim mesela bi kaç kez
Yorulduğuma değmez
Bıçağım desen kesmezsin
Bir dikili ağacın olmayacak hayatta
Ya da tutunacağın bir dal
En basitinden bir çiçek büyüteceksin odada
Ya da şimdiden hazırlayacaksın sonunu
Arkana dönüp bakmayacaksın
Sahte dostların olacak ya da
Yalnızlığın kol gezdiği yerdeyim
Uçurumlar var içimde
Sığdıramıyorum kendimi bu şehre
Ve çoktandır yakıştıramıyorum
Büyüdükçe büyüyor
Toz duman bir gençlik kalıyor
Sen gittin gideli her şeye yabancılaştım
Gece odama ışık saçan aydan
Gündüz odamı ısıtan güneşten
Bahçemde açan lale sümbülden
Muhabbetin sohbetinden
Bir de bana yaşattığın güzel günlerden
Hayatın doruklarında atarken zafer çığlıkları
Bilmeden tükettiğim bir gençliğin gölgesinde soldu umutlarım
Ve varmadan daha on dokuzuma
Çaldılar çocukluğuma dair bütün hayallerimi
Aslında tutuklu bir gecenin gözlerinde vurdular beni
Daha tutamadan doyasıya o yarin ellerini
Yokuş aşağı giden bir yüktür kalbim
Benim değildir
Bakma sen hızlı gittiğine,bilmiyor
Varacağı yer onun değildir
O bir hayal bir sonraki düş
Içinde bir fısıltı rüyada görmüş
Serin bir haziran akşamında
Uğur'luda
Çay içtiğim bardağı beyaza boyamıştım
Anoson kokusunda
35'likten yudum yudum dökülürken
Gökyüzü bahardan ağlıyordu ben hicrandan
Biz seninle bir terazinin iki koluyuz
Dengede durmak için kollarını iki yana açan
Ortak bir noktadan ayrı durup
Iki gönülü bir göze koyup tartamayan
Biz seninle bir sorunun en zor cevabıyız
Gitmek mi zor kalmak mı dediğin
Bir memleket bilirim
Adı Uğur'lu
Hiç gitmedim
Hep uzaktan seyrettim
Pekçok kez rüyamda gördüm
Gördüğüme göre




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!