Gurbet öyle olsaydı ki;
Sabah gitsem akşam dönsem,
Penceremdeki elleri,
Sabah görsem akşam görsem.
Gurbet öyle olsaydı ki;
Sabah gitsem,akşam dönsem.
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




inşaALLAH öyle olur şair.
-------------
ey sefa-ı câvidan ::::
-------------
Bir gül ne olur,şu vefayâ ey hannan,
El aman,el aman,ya bêkâyı mennân,
Vahdet-i fenayım neyleyim,ümmi şan-ı,
Leb-i badendir nihân,ey sêfâyı câvidân,
-- ---
- bu eserin devamı ve manayı açıklaması,
www.antoloji.com: şair Ali Rıza Ünal,sayfasındadır-
ehli aşikana ehli arifana bir leb-i bademizdir,
S U F İ:abdi aciz fakirzâde,udi bestekâr,Ali Rıza Ünal.
- Yağmurun sesi-
Yağmurun sesi, hep sen gibi gelir bana.
Bazen ahaste bazen sağnak yağışınla.
Hele ilk düştüğünde toprağın bağrına.
Amber olur senin ile buram buram kokarım.
Bir garip duygu verirsin bana yağışınla.
Sanki yağan sen yağılan ben, bir hasada.
Anlatılmaz bu hazlar, o bir lisanı haldir.
Tufan olursun bağrımda, damla damla akışınla….
Birazda yeni Türkçe yazalım dedik yani
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta