GÜNLÜĞÜMDEN- 11?
Bir Pazar günü. Ve ben evimdeyim. Şimdi Alanyum, insan kaynıyordur. Başımı döndürürdü, o kalabalık. İzlemek te güzeldi. Çocuklara öpücük gönderirdim hep. Satış yapayım diye, insanlarla göz teması kurmaya çalışırdım, gülümseyerek.
Şimdi evimde huzurun, sakinliğin tadını çıkarıyorum. Çok yorulmuşum. Hala atamadım üzerimden. Bir de dün üşütmüşüm. Her tarafım ağrıyor. İyi ki, bir yere gitmek zorunda değilim.
Az önce, Ayşe’yle konuştuk telefonda. Haziranda gelecekmiş. O zamana dek, bir kanepe almalıyım. Bir de, vantilatör. Çalışacağım için, ya yerime birini bulacağım. Ya da iş bitiminde, gezeriz. Sahilde şarap içeriz. Ne güzel olur? Ayşeyi seviyorum, İlhan’ı da.
Geçen yaz sonu, Anar’la, ne kadar yoğun ve güzel şeyler yaşadık? Bir keresinde, ikimiz de sarhoş olmuştuk. Diğer arkadaşları içeride bırakıp, balkona çıkmıştık hava almaya. Anar’ın yere oturup, kendine gelmeye çalışması, hala gözümün önünde. Ben de hem onu gözlüyor, hem de nefes alıp veriyordum.Sigara dumanına dayanamıyorum, beni hasta ediyor.
O toplantılarda, Anar hep yanımda otururdu. Sanırım enerjimi- elektiriğimi hissetmek isterdi. Ve ne zaman balkona çıksam? Hemen arkamdan gelirdi. İçim sevinç dolardı.
Kader diye bir şey var sanırım. Herşey öyle gelişti ki, biz iş ortağı ve bir ekip olduk. İyi bir ikiliyiz. Değişik biçimlerde, ikimiz de acı çektik. Onun, bilgisayarlarının çalınması, 17 yıllık emeklerinin yokolması. Benim yaşadığım manevi ve maddi sorunlar. Ama hep birbirimizin desteğiyiz. Öyle olması gerekiyor zaten. Bu zamanda,son kalan Dinazorlar biziz galiba.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta