**
Diyar-ı yeşil şehir, has beldedir Niksar.*
Gönül içre gül bağsın, selamım sana yâr,*
Her duam vuslat ister, bahşet Allah'ım kâr,*
Hiçbir dert görmeyesin, kalbimde yerin var.*
**
Selamünaleyküm can, iki bin on sene,*
On Ekim Pazar giryan, sitemkâr öz hane.*
**
Yeşil Niksar namı bahar, tarihi gül şehir,*
Ova ve havası hoş, bahiri tül nehir.*
**
Selamünaleyküm can, iki bin on sene,*
Altı Ekim Çarşamba, acılı gül hane.*
**
Sanma kaldın kimsesiz, Hak garip kimsesi,*
Göz yaşını O' siler, Hak karip hissesi.*
**
On üç Haziran gülüm, iki bin on Pazar,*
Selamünaleyküm can, eylesen hoş nazar.*
**
Aman dostlar pek hoş der, gönlüme sır damlar,*
Mısralar sizden mülhem, sizden bu zevk, kâmlar.*
**
Üç Haziran Perşembe, İki bin on sene,*
Selamünaleyküm can, dost olmayı dene.*
**,
Değmiyor be hiç gülüm, kavga ve nizaya,*
Üç günlük belki ömrün, tez gelsen hizaya.*
**
Bir Haziran Gül Salı, iki bin on sene,*
Selamünaleyküm can, arz ateşli yine.*
**
Yeryüzüne kül yağar, dağ başları duman,*
Ey insan şu hale bak, kim olacak derman.*
**
**
Yirmi Üç Mayıs Pazar, iki bin on yılı,*
Selamünaleyküm can, say serde ak kılı.*
**
Saçlara karlar yağmış, gözde fer çekilir,*
Gül tene maraz çöker, nâr zakkum ekilir.*
On altı hazıran can, iki bin on sene,*
Selamünaleyküm dost, Çarşamba loş yine.*
**
Ah mirim hiç hazzetmem, er, dişi cem-i can,*
Baldır, gerdan pek üryan, ulu orta meydan.*
**
Selamünaleyküm dost, yıl iki bin on bir,
Sekiz Haziran Çarşamba, “Evet” Ak tabir.
Evet, Ferhat misali, dağlardan aştı su,
Evet, çeşmeler çağlar, bağlardan taştı su.
Selamünaleyküm dost, yıl iki bin on bir,
Dokuz Haziran perşembe, “Evet” söz kebir.
Evet, hani söz verdik, kal-u belada söz,
Evet, Hak yoluna revan, sözden dönene köz.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!