Deniz bir çarşaf gibi,
serdik kıyıya uykumuzu.
Köpüklerde yıkadık
o eski, yorgun korkumuzu.
Ali Bey’in şapkası uçtu,
kondu bir dalga ucuna;
dünyayı sığdırdık bugün
bir zeytin tanesi avucuna.
Güneşi demliyoruz
ince belli bir cam bardakta.
Zamanı unuttuk biz
en uzak, en kuytu durakta.
Her yer gölge oyunu,
kederler ışıkla dans eder.
Şu ana kadeh kaldırır
o eski ve bilge eller.
Zıpla,
ayakların kumda derin izler bıraksın.
Dertler birer duman olsun,
havaya karışıp aksın.
Ne dündeyiz ne yarında,
tam da bu nefesin kıyısında.
Güneşi içiyoruz biz,
hayatın en berrak aynasında.
Baksana…
Dalgalar bile ritim tutuyor sanki.
Eee, hayat dediğin ne ki?
Sadece bu an,
sadece bu nefes.
Hadi o zaman,
bir daha!
Zıpla,
ayakların kumda derin izler bıraksın.
Dertler birer duman olsun,
havaya karışıp aksın.
Ne dündeyiz ne yarında,
tam da bu nefesin kıyısında.
Güneşi içiyoruz biz,
hayatın en berrak aynasında.
Güneşi içiyoruz…
Hadi zıpla.
Kayıt Tarihi : 4.1.2026 18:14:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!