Önce çığlığı duyulmuştu şafağın,
Yamaçların eteğinde bir öksüz koku
Adımlara büyüyordu kızıllığın gölgesinde karanlık.
Sehere yarım kalmıştı bekleyişlerin tadı
Artık, öteler ufka uyanıyordu, bu çaresiz uzaklıktan.
Bulut tadında diyarlar geliyordu, sabahın başucuna.
Bu, eski bir hikâyeydi hiç anlatılmadık
Çiçekli badem ağaçlarını unut.
Değmez,
bu bahiste
geri gelmesi mümkün olmayan hatırlanmamalı.
Islak saclarını güneşte kurut:
olgun meyvelerin baygınlığıyla pırıldasın
Devamını Oku
Değmez,
bu bahiste
geri gelmesi mümkün olmayan hatırlanmamalı.
Islak saclarını güneşte kurut:
olgun meyvelerin baygınlığıyla pırıldasın




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta