Nihal’im, güneş doğmazsa senin için
Gözlerim yine sana bakar geceyi delerim
Başkasına gülsen, başka ellere gitsen
Ben yine o kapıda, içimdeki sırça heykelim
Selam verirsen eğer, başkasına selam versen
Ben yine o selâmı, bin yıllık duâ sanırım
Çünkü ben başkasına değil, sûretine değil
Sırrına, ruhuna, varoluşunun tohumuna vurgunum
Yürürken her adımın, toprağa yazdığın bir iz
Ben o izleri, kutsal kitaplardan satır okurum
Gülüşün sadece dudaklarda değil, Nihal’im
Yıldızların sönük anında, gökyüzünde doğduğunum
Bırak başkası seni, sadece göğsünde taşısın
Ben senin nefes alışında, Tanrı’nın sesini duyarım
Aşkımız sadece iki ten değil, iki âlem arası köprü
Ben o köprüde bekçiyim, yangınlara, fırtınalara rağmen
Diyorlar ki: “Bırak artık, aşk dediğin bir anlık hâl”
Bilmezler ki ben, senin her anını sonsuzlukla örerim
Sen başka bahçelerde çiçek olsan, başka bülbül söylese
Ben yine o ilk tomurcukta, ilk bahar rüzgârıyım, Nihal’im
Senden geçen her an, bana kıyamet gibi gelir
Sana uzak, sana yakın, hep seninle var olurum
Çünkü aşkın benim için, sûret değil, sîrettir
Senin insanlığına, kalp atışına, ebedî dokuna aşığım.
Kayıt Tarihi : 4.2.2026 23:16:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!