Yazılmış tüm sayfaları yırt,
Kelimeler yetmiyor artık anlatmaya.
Sen gümüş kolyeye tutkunsun,
en çok suskun bakışlar ölüyor aramızda.
Sen altın bileklik seversin,
İnatlar çökmüş binaların enkazı gibi duruyor içimizde.
Bir mum ışığında arıyor umut,
ama sönüyor her defasında rüzgârla birlikte.
İçinde birikiyor molozlar,
ayrıştıracak kalp kalmamış.
Duvarlara sinmiş yalnızlık,
her tuğlasında sesim yankılanıyor.
Sen altın küpeye takıntılısın,
güzel sesi duyacak kulak yok artık.
Ben sağır olmuşum sessizliğine,
tatlı bir nâda duyar gibi özlemini dinliyorum.
Sen büyük gözlere hayransın,
ama güzelliği görecek kadar derin değil bakışların.
Ardında birikmiş sevgileri aldım,
avuçlarımda kayıyor,
Tut ellerim titriyor,
ama dökülecek gözyaşı da kalmamış.
İçimde kor ateş gibi yankılanıyor sen,
Her gün biraz daha azalıyor elimdeki sıcaklık.
ve ben,
Senin gümüş kolyene tutukluyum hâlâ.
Kayıt Tarihi : 6.2.2026 13:30:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!