Arkanana bakmadan,
Sessiz sedasız çekip gittin!
Bilmez miydin,
Sensiz nefes almanın,
imkânsızlığını?
Biliyor musun ben gene,
Sensizlikte seninle konuştum!
Küstüm, sitem ettim,
Ağladım nazlandım.
Biliyor musun, senden bana ne kaldı?
Biri dinmeyen bir yürek sızısı,
Diğeri de, sensiz yarım bir BEN...
S.K.
Hangisine ağlayacağımı bilemiyorum!
Sana yetişemediğime mi,
Yoksa sana uzak kaldığıma mı?
Yoksa hiç var olmadığını anlayamadığıma mı?
Bir an kendimi sınırda gibi hissettim!
Elimdeki cismi, Elin diye Tuttum!
Oysa, daha yakın eller varken,
Bugün;
BİR ARALIK
Yarı Karanlık,
Yarı Aydınlık,
Yarı Umutsuz,
Yarı Umutlu...
Babacığım; çok üşüyorum, senin olmadığın, Ekvator’da bile.
Sensiz bir dünyada, yaşamaktan, çok korkuyorum!
Bütün korkularım, sensizlikte.
Bazı üşümeler vardır ki mevsimlerle, coğrafyalarla ilgisi yoktur.
Sen yokken!
Ben neler yaptım neler!
Çarşı, pazar dolaştım, sersem sendelek!
Bir Bulut olsam, damla damla düşsem,
Bir filiz olsam, kurumuş yüreklerde yesersem.
Bir hasret olsam, gönüllerde sızlasam,
Bir ağıt olsam, duvarlarda yankılansam...
Bir serçe kondu gül ağacına;
Titrek kanatlarında yağmur tanecikleri,
Ürkek bakışları delip geçiyordu
Zifiri karanlığını gecenin.
Gülün dikeni kanatırken tırnak arasını,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!