Gökyüzü bir tuval,
Yıldızlar fırça izleriyle dolu
Ruhsuz sokaklar,
Ayak izlerimle can buldu
Rüzgar uğuldayarak anlattı
Gökyüzünde dans ediyor bulutlar,
Rüzgarın sırlarını taşıyor kanatlar
Yıldızlar gizli dillerinde fısıldaşır,
Gecenin sessizliğine ahenk katarlar
Kalbimde fırtınalar kıyamet eser,
Mavinin her tonuyla çağırsam seni,
Bazen gecenin bir vakti, bazen gün doğarken
Söylese deniz kabukları bestemizi
Yapraklar rüzgarda dans ederken
Gülün şikayetini duyarsın teninde,
Gökyüzünde yankılanır sessizliğin çığlığı
Bir sen bilirsin, bir ben, bir de...
Sisli mahzenlerin karanlık koridorları
Gözlerinde yanan ayrılık ateşi
Volkan gibi püskürür, coşar içimden
Kırmızı ay yükselsin, fısıldasın sırlarını geceye
Gökyüzünde raks ediyor yıldızların kirpikleri
Sen ki bir rüyanın kollarından süzüldün hasretlere
Güneşi heybeme doldurdum, belki dönersin diye
Dalgaların mavisine sığındım gözlerinden
Ben gözlerinde bir yabancı,
Gönlüm hapsolmuş mevt şehrine
Kelimeler bomboş, anlamsız,
Bir hiçim, fuzuliyim, sensiz sinemde
Duygular bir labirent,
Gökyüzü sen kadar mavi,
Deniz sen kadar berrak...
Yaşamak tıpkı sen gibi,
Dökülüyor yaprak yaprak...
Rüzgar saçlarını okşuyor usulca
Gönül yarasına merhem olur şarkımız
Dillere destan eserler sunar
Bir gül goncası gibi açar mısralar
Kâh hüzün dolu, kâh neşe saçar
Görkemli dağlar gibi yüce her satır
Dağların yüce zirvelerinde dolaşırken,
Rüzgarın hışmına kapılan yapraklar gibi savruluyorum
Zamanın tortusu parmak uçlarımda dans ederken,
Sonsuzluğun derin sularında kayboluyorum
Bulutların ardında saklı kalan hüzün,
Gül yanaklarından süzülen yaş gibi,
Duygu yüklü bakışlarla, tutuşur aşkla
Gece yıldızlar gibi, parlar sen gibi,
Bu mevsimler başka, bambaşka
Selvi'm, gözlerinde yanan o ateş




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!