Güneşin doğuşuna şahit hicran,
Rüzgarın saçlarını okşayışına...
Gökyüzünde süzülen kuşlar
Gözlerini arıyor, gözlerine aşina
Kalbinde parlayan bin bir yıldız,
Gönül bahçesinde açan çiçekler
Yanaklarından süzülen nurla sulanmış
Bulutlara özenen mavi bakışlar
Deryalara gözlerini nakışlamış
Nedir bu sen sırrı bilen bilir
Gözlerini kapat, hisset yarım kalanları
Hasreti hisset, hicranı hisset
Yaşa anıları, tatlı acıları
Dans eden çığlıkları, vuslatı hisset
Gökyüzü mavisine uç
Nefesinle açan gülün kokusu
Rüzgarınla yeşeren aşkın sesi
İstanbul'u kondurmuşlar gözlerine
Kelimelerle anlatılmaz ruhumuz
Derya delicesine akar akıl,
Bir gemi kaybolmuş, yalnız bir yelken
Rüyalar birbirine dolanır gecenin kıyısında
Sisli bir yolda kaybolmuşum, bir anıyla
Gözlerinde yankılanan sonsuz deniz
Gökyüzü mavi, bulutlar dans eder,
Rüzgar hırçın, perçemlerini okşar gider,
Sen yüreğimde bir fırtına, kopup geçer,
Sevda ve hüzün arasında, ince bir ip gibi sallanır beden
Gözlerin yıldızlar misali parlar, geceyi aydınlatır,
Ey selvi, bu sevdalar sana... Hep sana çıkar
Güzide anılarla süslenmiş bulutlar
Göklerden gelen o kutlu muştuyla
Durmaksızın yağar da yağar
Zaman durdu sanki gözlerini yazarken,
Denizin mavisinde kaybolurken gözler
Rüzgarın nefesi vururken ensemize
Bir martı havalanır gök kubbeye, en derine
Ve durur zaman, sen gibi zaman zaman
Güneşin sıcaklığı yakar tenimizi
Sözcüklerin büyüsü
Sığmaz benim içime
Gör kalbimdeki ateşi
Ve dol gözlerime
Dokun, hisset, yaşa...
Gel sevdiğim, yaslan göğsüme
Nergis leblerini kalem eyle
Dökülsün kelimeler
Renklensin dizeler
Kainat bizi bizden okusun




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!