Gökhan…İçindeki sıkıntıları bir türlü atamıyor ve bunları kimse ile paylaşmak istemiyor, sadece kendinle yetinmek ihtiyacı duyuyorsan eğer, ağlarken gözyaşlarını görmemeli kimse, sahte bir tebessüm altında gizlenmeli hüzün…Islanan göz kapaklarını sadece sen…sen hissetmelisin. İçinde fırtınalar koptuğunu fark etmemeli kimse, umursamazlık maskesi altında gizlenmeli acıların,akıttığın gözyaşlarını sadece sen..sadece sen tatmalısın, bir köşe kapmaca içinde yaşamını araladığını bilmemeli kimse. Sadece verilenlerle yetinmenin kırgınlığı kalmamalı içinde, sımsıcak bir sevgiye ne denli bir ihtiyaç duyduğunu sen bilmeli, işlediğin günahların bedelini sadece sen…sen ödemelisin. Sermayen gülmek olmalı bu acımasız hayatta, bilmezler ki senin neler hissettiklerini, intikam almak istiyorsan hayattan ve tüm kötülüklerden, sonuna kadar direnç göstermeli ve sahte olsa da gülmelisin…İçindeki bu sonsuz
fırtınalara son vermenin zamanı gelmedi mi artık? yaşamanın tadını ve bütün
güzellikleri ne zaman görecek, ne zaman fark edeceksin lütfen söyle misin? .
Bitsin artık ızdırabın, bitsin artık acıların, hadi gül, hadi gül, hadi gül artık…
Biliyorum şimdi düşünüyorsun İnsanlar neden bu kadar acımasız ve bencil diye, neden dürüst insanlar bu kadar sessiz ve tepkisiz kalabiliyor, onlar da senin gibi,
gülmeyi unutmuşlar da ondan…Hadi gül, hadi gül, hadi gül ki, taptaze baharların bitmeyen neşesi kaybolmasın, binlerce tomurcuklu güller açıversin yüzünde, hadi gül…hadi gül….hadi gül…hadi gül Gökhan hadi gül…
Nerede şimdi senin o eski mücadelesi ruhun, bu kadar çabuk mu pes edecektin, insanlara olumlu mesajlar vermek için, hiç mi, hiç çaba göstermeyecek,
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta