Bakışların, tebessümlerin gülüstandaki bir gül gibi.
Güllerin kokusu mâşukına yayılır yakan alev gibi.
O aşık ki dinlemez kavuran alevi Ferhat ile Şirin gibi.
Bülbüller seslenir aşık ile mâşukun sevdası gibi.
Gülüstanın gülleri kukuları saçar tatar misk'i amber gibi.
Ezgulistan yaktı yürekleri denizdeki yüreksiz sazan gibi.
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Çok muhterem Gülsermiş arkadaşım: Böyle acemi bir (şair demiyeceğim) kişiye bu kadar iltifat çoktur.
Çok teşekkür ederim.
Saygılarımla
Zeynel Açıkgöz
Bin yürek yansın o güzele ki etrafa koku saçan iğde gibi.
yüreğinin ve kaleminin sesi hiç susmasın
kutlarım
sevgiyle kalın e mi
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta