Adımı sorma o senin hatıralarında kaldım.Benim adım senle yaşadıklarım. Soyadım da henüz yazılmadı. Yani senle yeniden yaşayacaklarımız olursa bu aşkın bir soyadı olacak. Adım ve adın yeter bu aşk için diyemezsin. Bu aşkın soyadı olursa Leyla ile Mecnun’un sadece adlarında kalan aşkını geçmiş olacağız.
-Baban hayrına yeniden gelsen sevsen de en büyük aşka soyadlarımız eklense diyorum.
Burçak tarlası halindeyim; ama seni tanıyor tanelerim. Bir tanem kaldığın günlerin toprak kokusu var yüreğimin her yerinde. Ben de diyorum bu senli toprak kokusu nerden?
-Yoksa öldün mü bende ?
Bir yerlerden, yarlardan, arlardan tanıyorum seni.Ölmemişsin, besbelli, beni ölümcül kalışların uğraklarına bırakmışsın.Muğlaklarımı besliyor yokluğun.Mutlakların düşlerine sarıyor sarılışın; ama saran sen değil sensizlik.
-Bu aşk sanırım.Yanılmalar arasında anılıyorum.Akıl ermiyor düşlerimin çocuğu.Ağzında seni seviyorum emziği, emeği, eteği, ettiği, etmediği, yettiği, yetmediği, bittiği, sildiğim, silemediğin senli yaşayışlar çeşnisinde yürek akan bir pınarın zelal haliyim.
-Sakın zülfün ıslanmasın kara bahtımda.Hiçbir engele takılmasın
sırt çantalı bir duman gibibir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen toz
bir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibi
istemediğimiz yerlere giderse aşkımız sevgilim yalnızca kanatlarına güven
kendi yarattığımız boşluğun ucunda sıkı sıkı tuttuğumuz bir kapı koludur yaşam
ve aşk, en derin kuyumuza düşen keman yürüdüğümüz yollar daralırken




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta