Diyorlar ki durma, vakit geçiyor,
Yollar bozuk, iz karışık gülemem.
Talih soru sormaz birden seçiyor,
Gün karanlık, diz tutuldu gülemem.
Sorgusuz infazım yapıldı bugün,
Kınalar yaktılar, başladı düğün,
Ben senin en çok sesini sevdim
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran, sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili
Ben senin en çok ellerini sevdim
Devamını Oku
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran, sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili
Ben senin en çok ellerini sevdim




Tebrikler kocaman yürekli tevazu abidesi...
Gülemem
Neden derler bana kahır yazarsın,
Fakir figandayken kalkıp gülemem.
Küstahça kahkaha, ruhun bozarsın,
Yetim sokaktayken bakıp gülemem.
Sanma ki daimdir, gülüşün yalan,
Zalimle gülüşme bulursun belan,
İmam Efendi de verirse salan,
Ölürken kul hakkı takıp gülemem.
Bir gün göçeceğiz yalancı handan,
Kefendir sermayen şöhretten şandan,
Ağlamak günahı çıkarır candan,
Günahkâr vücuda bakıp gülemem.
Hüzündü Efendim! Mekke yaşlandı,
Yetimler yetimi nasıl taşlandı,
Ağlaştı melekler hüzün işlendi
Yaş oldum gözlerde akıp gülemem.
Kederliyim Ömer! Bilir Yaradan,
Atamam kahkaha çekil aradan!
Beğenmez öksüzü aslın nereden,
Yetimin kalbini yıkıp gülemem.
10.08.05-Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Yine bir güzel Türk şiiri daha Kurdoğlundan.Kalemine yüreğine sağlık.
güzeldi..tebrikler..saygılar
Ahmet bey şiiriniz güzel olmuş.hiç yüzünüzden gülümsemeniz eksik olmasın.saygılarımla
Bu şiir ile ilgili 4 tane yorum bulunmakta