Sanki sana baktığımda tüm dalgalar duruluyor,
Aklım sanki kalbimle düşman gibi savaşıyor,
Birileri sürekli benimle konuşmaya çalışıyor,
Galiba bu mahzun yüreğim senin için tutuşuyor.
Bedenim senin nefesini hissetmek için bekliyor,
Şerbet misin zehir misin bana inan farkında değilim,
Seni gördüğüm günden beri ben kendimde değilim,
Aşkın şerbetinin tadına mı baktım zehir mi yuttum?
Senin haricindeki herhangi birine hiç nazik değilim.
Koşa koşa gittim annemin yanına anlattım seni,
Ellerim toprak kokuyor on dört gündür,
Toprağında solmayanlar kara güldür,
Duymuşsundur çığlıklarımı tiz ve gürdür,
Senden sonra dört mevsim bana güzdür.
İçimde devrilerin dağların dinmeyen acısı,
Bugün seni görme ümidi ile açtım gözlerimi,
Göremeyeceğim ihtimali olduğunu da bilirim,
Aklımın en ücra köşesine sakladım sözlerini,
Bir gün yüzüne bakamayacağını da bilirim.
Çıkmaz sokaklarda günlerdir yürüyorum,
Oturdum bir gece yarısı,
Gönlümün de var bir yarası,
Sen bilmezsin bahtın karası,
Bir şeyin yok buna çaresi.
Çıkış yollarım da kapandı,
Akıl kalbin hakkından gelmiyor artık,
Biz gereğinden fazla kulaç attık,
Bugün yolun en sonuna vardık,
Sanki denizde boğuldum, battım.
İçimi böyle dökerim bilirsin,
Gidişinle bende yaşayan bir ölüyüm artık,
Uyan, hayallerimizi gerçekleştireceğiz sandım,
Gitmeyeceğine inandım ama dünyaya aldandım,
Aklıma düştüğünde nefesim kesiliyor, duvarlarım daraldı,
Sabaha kadar omuz omuza ağlardık,
Ağlayacak bir tek omuz bile kalmadı artık,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!