Gül Kasidesi Şiiri - Şahamettin Kuzucular

Şahamettin Kuzucular
46

ŞİİR


2

TAKİPÇİ

Gül Kasidesi

Habib’im bir gülü vermez diye küsmüş yare gül
Ele gülmüş bana gülmez diye kaç bin pare gül.

Çiseler dökse gözünden bağa tek sır dememiş
O tomurcuk kederinden bulamaz tek çare gül

Nice bülbül sesi duymuş yüreğin mest edecek
Razı gelmez Habib’inden demeyen sazlara gül

Bade içmiş rüyasından o yârin Ay simadan
O hayalin hicabından yüze tülbent sara gül

Süsenin hançeri yarmış kanı her dem akıyor.
Ne haram eyledi bilmez yine düşmüş zara gül

Kimi kan der, kimi çiy der; utanıp döktüğü ter
Rüyadan yordu duyanlar kızarır ısrara gül

Deva bulsun yüreğinden onu el üste tutan
Yanağından koku kalmış Habib’im gül-zara gül

Bade içtin name aldın kokular açtı için
Yedi renk kaftanı giydin niye bahtın kara gül

Dudağın resmine dönmüş Habib’im güldü deyip
Nazenin kaldı o yüzden cemalinden hare gül

O tomurcuk gibi kalsam diyemem sevda büyük
Diyerek yüz dudağından açılır bağlara gül

Habib’imden reha bulsam diye feryat ederek
İki günden daha artık yanamazmış nara gül

Talibiz sam ve seherden rızkımız doğdu deyip
Gözü tandan saçarak kan dayanır her dara gül

Seda duydum Habib’imden diye yelden sakınır
Dalının üstüne hançer çekerek rüzgâra gül

'Oku' dermiş Habib’imden yele baygın bakarak
Namesinden reha sinmiş okuyor her pare gül

Elifin Kaf’la vav’ından kama çekmiş dikenin
'Oku' dermiş Resulümden Şah'a vurmuş Çar'a gül

Kılıcın Türk gibi tutmuş yatağan sallatıyor
Teni kandan sıvalanmış yüzü kat kat yara gül

Nice kanlar döküvermiş Habib’in emri sayıp
Nice Hanlıklara girmiş yürümüş hünkâra gül

Karabağdan gece geçmiş Çat’la Mısırdan bi haber
Bize şam'dan mı sorarmış bana her an kara gül

Neyi eksik imanımdan niye gülmez ki Rahim
Diye bir suç aranırken düşüyor efkâra gül

Yedi rengin kanı akmış dikenim battı sanıp
Bu vehimden düşüvermiş Habib’im kollara gül

Ganimet umdu ki gülşen güle dostluk dolaşır
Kokusundan kimi çalmış, kimi kapmış para gül

Niye vermek ile dostluk aranırmış bilecek
Kederin pay edecek dost bulamaz git ara gül

Lale sümbül eteğinden çekişip yalvarıyor
Yele derviş gibi çılgın tutulur yekpare gül

Ala bir tennure giymiş elifin kemha yeşil
Semazen Mevlevi olmuş sesi ney rüzgâra gül

Habib’im gitti elimden diye her an eleminden
Soluyor gül kederinden küsüyor gül zara gül

Bu tevekkül ile çökmüş kaderim böyle deyip
Başı eğmiş dalı düşmüş seni kim kurtara gül

Güne beş kez yeri öpmüş niyazın göstererek
Çöpe dönmüş bu oruçtan gidiyor Layhar'a gül

Hani handın, hani beydin? Sera ser kemha giyen
Camekândan görünürdün niye soldun mora gül

Cihanın cilvesi buymuş diyecek dost arıyor
Habib’im tut yanağından düşüyor ağyara gül

Büzüşen boynunu bükmüş yere canlar akıyor
Bu cehennem azabından sana cennet vara gül

Dökülüp can damarından yere ölgün bakıyor.
Düşüyor can kanadından Habib’im taşlara gül

Bu nazımım nizamından sese destan dokunur
Avazımın icabından Habib’im kapkara gül

Nice güldün zamanından avazın denmeyecek
Saladan bir seda kaldın dizilen saflara gül

Güle göster cemalinden dualar eyleyerek
Şefaat et ya Habibim gülü ver dostlara gül

(Bu şiir Özleşim ölçüsü ve ekolü ile yazılmış bir kasidedir.)

Habib:Sevgili
Susen: Kılıç benzeri yapraklı çiçek(Divan şiirinde gülzarın bekçisi)
Cemal: Yüz güzelliği
Reha: Koku, rayiha
Talip: Talep eden, isteyen, talebe
Layhar: İranda Şah iken, hanlığı bırakıp hamamın külhanında üzüm çöpü artığı ile beslenen evliya
Seraser: Padışahlara özel dikilen altın işlemeli kumaş
Kemha. Altın dokumalı ipek kumaş türü
Tennure. Mevlevilerin giydiği kaftan
Elif: Arapçanın ilk harfi, Mevlevilerin giydiği pantolon

Şahamettin Kuzucular
Kayıt Tarihi : 8.4.2011 18:54:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


Bu şiir Özleşim ölçüsü ve ekolü ile yazılmış bir kasidedir.

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Bilal Özcan
    Bilal Özcan

    Can-ı gönülden kutlarım muhabbetle

    Cevap Yaz
  • Emin Kuzucular
    Emin Kuzucular



    Bu dünyaya özel gelir.
    Gitse bile izi kalır.
    Âlem ondan ibret alır,
    İnsan olmak ayrı sanat!

    Ayın şairi değerli hocam sizi kutluyorum

    gerçekten sizinle gurur duyuyorum.

    Cevap Yaz
  • Abdullah Biner
    Abdullah Biner

    Üstadı tebrik ediyorum. Kalemin daimi olsun güzel bir eser.

    Cevap Yaz
  • Kazim Öztürk
    Kazim Öztürk

    Habib’im bir gülü vermez diye küsmüş yare gül
    Ele gülmüş bana gülmez diye kaç bin pare gül.

    Çiseler dökse gözünden bağa tek sır dememiş
    O tomurcuk kederinden bulamaz tek çare gül

    ancak bu kadar güzel anlatılır sevgili peygamberimiz! ellerine sağlık. 10 puan+ antoloji

    Cevap Yaz
  • Fatima Humeyra Kavak
    Fatima Humeyra Kavak

    -✿ AYIN ŞAiRi Şahamettin Kuzucular✿ KUTLUYORUZ ✿ -


    Güldeste Şiir Grubu/n da seçici kurul tarafından; AYIN ŞAiRi seçilen Şahamettin Kuzucular beyefendigi can-ı yürekten TEBRiK ediyoruz...
    En güzel şiirlerinden, biri ile bu güzel başarısını KUTLUYORUZ...


    -★ Güldeste Şiir grubu kurucusu★ -
    -✿ Fatımâ Hümeyrâ Kavak ✿


    ★ ★ ★ Seçici KURUL★ ★ ★



    - ★ Hamit Korken
    - ★ Zeynel Açıkgöz
    - ★ Feyzullah KIRCA
    - ★ Mustafa SERHATLI
    - ★ Mustafa EROL
    - ★ İbrahim YILMAZ
    - ★ Ramazan SAĞIM
    - ★ Deryâ SEZER
    - ★ Necdet EREM
    - ★ Recep AKIL
    - ★ Ali AKSIN
    - ★ Mehmet NALBANT
    - ★ Arif TATAR
    - ★ Mustafa HOŞOĞLU
    - ★ Mücella PAKDEMiR
    - ★ Canan EREREN
    - ★ Seyfeddin KARAHOCAGiL
    - ★ Fatma Zehra ÖZEN
    - ★ Fatimâ Hümeyrâ KAVAK

    ★ ★ ★ ★ ★ ★ ★ ★ ★ ★ ★ ★ ★


    Gül Kasidesi


    Habib’im bir gülü vermez diye küsmüş yare gül
    Ele gülmüş bana gülmez diye kaç bin pare gül.

    Çiseler dökse gözünden bağa tek sır dememiş
    O tomurcuk kederinden bulamaz tek çare gül

    Nice bülbül sesi duymuş yüreğin mest edecek
    Razı gelmez Habib’inden demeyen sazlara gül

    Bade içmiş rüyasından o yârin Ay simadan
    O hayalin hicabından yüze tülbent sara gül

    Süsenin hançeri yarmış kanı her dem akıyor.
    Ne haram eyledi bilmez yine düşmüş zara gül

    Kimi kan der, kimi çiy der; utanıp döktüğü ter
    Rüyadan yordu duyanlar kızarır ısrara gül

    Deva bulsun yüreğinden onu el üste tutan
    Yanağından koku kalmış Habib’im gül-zara gül

    Bade içtin name aldın kokular açtı için
    Yedi renk kaftanı giydin niye bahtın kara gül

    Dudağın resmine dönmüş Habib’im güldü deyip
    Nazenin kaldı o yüzden cemalinden hare gül

    O tomurcuk gibi kalsam diyemem sevda büyük
    Diyerek yüz dudağından açılır bağlara gül

    Habib’imden reha bulsam diye feryat ederek
    İki günden daha artık yanamazmış nara gül

    Talibiz sam ve seherden rızkımız doğdu deyip
    Gözü tandan saçarak kan dayanır her dara gül

    Seda duydum Habib’imden diye yelden sakınır
    Dalının üstüne hançer çekerek rüzgâra gül

    'Oku' dermiş Habib’imden yele baygın bakarak
    Namesinden reha sinmiş okuyor her pare gül

    Elifin Kaf’la vav’ından kama çekmiş dikenin
    'Oku' dermiş Resulümden Şah'a vurmuş Çar'a gül

    Kılıcın Türk gibi tutmuş yatağan sallatıyor
    Teni kandan sıvalanmış yüzü kat kat yara gül

    Nice kanlar döküvermiş Habib’in emri sayıp
    Nice Hanlıklara girmiş yürümüş hünkâra gül

    Karabağdan gece geçmiş Çat’la Mısırdan bi haber
    Bize şam'dan mı sorarmış bana her an kara gül

    Neyi eksik imanımdan niye gülmez ki Rahim
    Diye bir suç aranırken düşüyor efkâra gül

    Yedi rengin kanı akmış dikenim battı sanıp
    Bu vehimden düşüvermiş Habib’im kollara gül

    Ganimet umdu ki gülşen güle dostluk dolaşır
    Kokusundan kimi çalmış, kimi kapmış para gül

    Niye vermek ile dostluk aranırmış bilecek
    Kederin pay edecek dost bulamaz git ara gül

    Lale sümbül eteğinden çekişip yalvarıyor
    Yele derviş gibi çılgın tutulur yekpare gül

    Ala bir tennure giymiş elifin kemha yeşil
    Semazen Mevlevi olmuş sesi ney rüzgâra gül

    Habib’im gitti elimden diye her an eleminden
    Soluyor gül kederinden küsüyor gül zara gül

    Bu tevekkül ile çökmüş kaderim böyle deyip
    Başı eğmiş dalı düşmüş seni kim kurtara gül

    Güne beş kez yeri öpmüş niyazın göstererek
    Çöpe dönmüş bu oruçtan gidiyor Layhar'a gül

    Hani handın, hani beydin? Sera ser kemha giyen
    Camekândan görünürdün niye soldun mora gül

    Cihanın cilvesi buymuş diyecek dost arıyor
    Habib’im tut yanağından düşüyor ağyara gül

    Büzüşen boynunu bükmüş yere canlar akıyor
    Bu cehennem azabından sana cennet vara gül

    Dökülüp can damarından yere ölgün bakıyor.
    Düşüyor can kanadından Habib’im taşlara gül

    Bu nazımım nizamından sese destan dokunur
    Avazımın icabından Habib’im kapkara gül

    Nice güldün zamanından avazın denmeyecek
    Saladan bir seda kaldın dizilen saflara gül

    Güle göster cemalinden dualar eyleyerek
    Şefaat et ya Habibim gülü ver dostlara gül

    (Bu şiir Özleşim ölçüsü ve ekolü ile yazılmış bir kasidedir.)

    Habib:Sevgili
    Susen: Kılıç benzeri yapraklı çiçek(Divan şiirinde gülzarın bekçisi)
    Cemal: Yüz güzelliği
    Reha: Koku, rayiha
    Talip: Talep eden, isteyen, talebe
    Layhar: İranda Şah iken, hanlığı bırakıp hamamın külhanında üzüm çöpü artığı ile beslenen evliya
    Seraser: Padışahlara özel dikilen altın işlemeli kumaş
    Kemha. Altın dokumalı ipek kumaş türü
    Tennure. Mevlevilerin giydiği kaftan
    Elif: Arapçanın ilk harfi, Mevlevilerin giydiği pantolon


    Şahamettin Kuzucular

    Degerli eserinizi Güldeste Siir Grubu/muzda paylasmaktan onur duyuyorum...Tebriklerimi sunuyorum...
    Ilhaminiz bol, kaleminiz daim olsun...

    Cevap Yaz

TÜM YORUMLAR (10)

Şahamettin Kuzucular