Gönül… bir rüyadan uyanır, gözleri yaşlı… Beyaz martıların kanatlarında, mavi göklerin saklandığı,
Geçer vakit, kırlarda akşam olmadan, Her çiçeğin yaprağında sevda yazılı…
Ellerim bomboş yine rüyaya hasretim,
Hani kırlarda koşan ben ve canım kelebeğim? Esmeseydi sabah yeli ve doğmasaydı güneş, Yaşamak… böyle bir rüyanın sabahında köleliğe eş!
Bir kristal tanesi, görünen gözyaşları, Gözyaşları ki mutluluktan süzülür, her damlası, Bir zerre değmiş olmasaydı ipekten eteklerime Getiriverseydim rüyamı karanlık günlerime…
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta