Ceziret-ül Arab’a, gittim bu gece yine,
Zaman Asr-ı Saadet, yıldızlar beldesine.
O zaman ki ne zaman, ne gelmiş, ne gelecek,
İnsan ancak hayalen o devire gidecek.
İşte bende hayalen gidebildim oraya,
Sevdanın ateşi eğer
Her an yanıbaşımda yatmasaydı
Ben bu yükü taşıyamazdım
Sevinçlerime biraz hüzün katan odur
En çaresiz anımda
Issız bir dere kenarını
Devamını Oku
Her an yanıbaşımda yatmasaydı
Ben bu yükü taşıyamazdım
Sevinçlerime biraz hüzün katan odur
En çaresiz anımda
Issız bir dere kenarını
(Gül (asm.) Destanı: 6) Peygamberliği
Ceziret-ül Arab’a, gittim bu gece yine,
Zaman Asr-ı Saadet, yıldızlar beldesine.
O zaman ki ne zaman, ne gelmiş, ne gelecek,
İnsan ancak hayalen o devire gidecek.
İşte bende hayalen gidebildim oraya,
Belki milyarda biri döküldü bu sayfaya.
Ramazan on yedisi, vakit gece yarısı,
Bir nurla aydınlandı Hira’nın mağarası.
Birden Cism-i Cebrail belirdi nur içinde,
“Oku” dedi üç kere, aynı söz hep dilinde.
Gül Muhammed o anda: “Ben ümmiyim” deyince,
Cebrail sarmaladı, sıktı O’nu iyice.
Beraber okudular o ilk gelen ayeti.
Dağdan inerken geldi bir heyecan haleti.
Tam dağın ortasında O’na yine seslendi:
“Ya Muhammed Sen Resul, ben Cebrail’im” dedi:
“Rabbim gönderdi beni, yolladı Sana selam.”
Dedi: “Sen cinn ü inse resulümsün vesselam.”
“Davet eyle tevhide o halde Sen onları.”
Böyle söyledi gitti tebliğ edip bunları.
“Esselamu Aleyke Resulallah” dediler,
Dağlar, taşlar, ağaçlar, hepsi selam verdiler.
İşte böyle açıldı Risalet penceresi,
Gözleri kamaştırdı o Ramazan gecesi.
Emre uyup ta tevhid davetine başladı,
Allah’ın birliğini herkese açıkladı.
Tam dokuz yıl sürdürdü bu tevhit davetini,
Pek az kişi bilmişti O Gül’ün kıymetini.
Çıkmıştı meydanlara güller gibi açmaya,
Gül’ü bilmez beldeye Gül kokusu saçmaya.
Ne O’nu dinlediler, ne O’nu anladılar,
Hem de işkence edip kanlara buladılar.
(27. Aralık. 2003 – İzmir)
ALLAH RAZI OLSUN...........
PEYGAMBER EFENDİMİZDEN (S.A.V) BAHSEDEN HANGİ ŞİİR HANGİ SÖZ GÜZEL OLMAZ Kİ.........
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta