Güç nedir?
Görgüsüzlüğü ortaya çıkartan bir kılıftır.
Bugünlerde görgüsüz, güç ahlakı ile şiddetin tuzağına düşen yahudileri konuşuyor herkes.
Çocuklara tecavüz eden tarikat ve cemaatleri neden bu kadar önemsemediniz?
Dokuz yaşında evlilik normaldir diye fetva veren diyaneti neden bu kadar konuşmadınız?
Osmanlı padişahlarının haremi de bir güç şiddeti değil mi?
Düne kadar bir teröristi asmak için ip atanlar bugün o teröristin ipiyle yayılmacı bir tuzağın çukuruna ülkemizi hangi güç ile sürüklemeye kalkıyorlar.
Nasıl olsa bir bildiği var yalanına inandırılmış kitleleri var. İlkeye bakmadığı için dün öyle bugün böyle kinli ve kirli siyasete salon alkışı ile desteğe devam ediyorlar.
Silah, düşman ve savaş üretmek şiddet ahlakının bir sonucudur.
Onların meşrebi budur.
Son faşist tüccar başkanın dün medyaya yansıyan bir sözü var dehşet.
Diyor ki uçakta düşmanların üzerine füze yağarken büyük zevk alıyorum.
On sekiz yaş altı çocuklara yönelik şiddetten bir farkı yok.
Öldürmekten, yok etmekten, yıkmaktan ve kendi istediği gibi yapmaktan haz alma şiddetinin ahlakı bu işte.
Çok uzağa gitmeye gerek yok.
Son çeyrek yüzyılda ülkemizde yaşanan şiddeti çözen gücün nasıl yıkıcı bir ahlak olduğunu anlar.
Bu şiddetin temeli haçlı seferleri ile din adına savaş üreten doğal kaynak soyguncusu kine dayanıyor.
26 Ağustos 1071 tarihinde Türkler bu haçlı zulmüne Anadolu da son vererek Hun ata yurdunu geri aldığımız günden bugüne bu saldırılar bitmiyor.
Suriye'de bin yıllık hedefimize bop projesi eşbaşkanı sayesinde ulaştık bu suçu itiraf ettirdi.
Şiddetin özgüveni çok yüksek olur.
Netice önemlidir.
Uçkur padişahları misyoner dincilik adına nasıl yayılmacı politikaları sonucu yahudi tefecilerin borç tuzağına düşerek tarih sahnesine veda ettiler ise saray ve bin yıllık kin yüz yıl önce ki hınç adına Cumhuriyet devrimleri hedef alanlarda aynı şekilde tarih sahnesine veda etmek zorunda kalacaklar.
Şiddet faşizmi ile dünyayı yakmaya karar vermiş bir bela ile dost olmuşlar.
Dostu düşman olanın sonu hüsran olur.
Musolini, Hitler, Filistin soykırımcı yapı ve Trump aynı çizginin faşist sonuçlarıdır.
Amerika ve özellikle Filistin soykırımcı yapının sonunu getirecek çabayı kendi içlerinden çıkardılar.
Faşistler güç körüdür.
Tümü kendini dünyanın sahibi veya dünya lideri olarak görür.
Güç şirki dillerine vurur.
Sınır tanımazlar. Hak hukuk adalet onlara göre bir Tanrının birde kendilerini yeryüzünde Tanrının gölgesi olarak kendilerini gördükleri için her şeyi kendileri olarak görürler.
Ya onlardan yana olursunuz ya da onlardan yana olmasanız yok sayılır düşmana dönüştürülürsünüz.
Ortası ve geri vitesleri yoktur.
Yargı tek yetki sonrası neden bir siyasi sopa olarak kullanılır oldu?
Yeryüzünde ki evrensel adalet geri vites yaptırır.
Yaşattığı zulmü kendine yaşatarak kendi sonunu getirir.
Kontrolü olmayan güç güç değildir.
Ülkemizde o güç kontrolü kaybetsin tehdit ve taviz ile yayılmacı emperyalizme hizmet etsin diye yasama yürütme ve yargı erklerinin tümü yok edilerek bir kişinin niyeti ve insafına terk edilerek bu kötülük üretildi.
Hala özelleştirme yapmak için satılacak varlık arayışını sürdürüyorlar.
Köprüleri satma hazırlığı başlamış.
Gelir seçimi kazanmak için harcanacak köprü geçiş ücreti iki üç katına çıkacak elli yüz yıl Türk ulusu soyulacak.
Güç körü kötülükte us ve duyunc çalışmaz. Bir tek egosu ne istiyorsa onu ister. Yapmak için her engeli kılığına uydurur yıkar.
Her hukuksuz durumu meşru gösterir.
Çünkü kitlesi çıkara satılan aynı kalite us ve duyunc körü olduğu için her ne yapıyor ise doğrudur der ve tapar.
Sahtelik her yıkılan zulüm dönemlerinde bir öncekinin rekorlarını alt üst ederek biter.
Tabanlarının suç ortağı yapmış her güç ahlak bozmaktan büyük haz alır.
Kitle imha silahı medya da ki yayınlar bir kişinin mikrofon elinde kamera pesinde sürekli herkese bağırarak konuşarak bu düzeni ısrarla sürdürme çabalarının başka bir izahı yoktur.
Kötü örnekleri sürekli insanların bilinçaltına yerleştirerek korku üreterek esareti artırma güç faşizminin bir geleneğidir.
Ertesi gün yalanın tersini söylediğinde de alkış almanın tek yolu budur.
Biat ve itaat kitlesi sürekli yalan söyleyen kirli ve kinli siyaseti taktik deha olarak görecek kadar aşağılık bir kitledir.
Çünkü bütün duygu ve düşüncelerini kitle imha silahı medyadan, tarikat ve cemaatlerden, kinli ve kirli siyasetten güç adına öğrenir.
Bu kitlenin bir özelliği daha var kendisinin karın tokluğuna yaşaması adına takdik defa Olarak gördüğü sürekli yalan söyleyen gücün hayranlığı içinde yaşamı biter.
Birlikte yaşadığı diğer insanların hakkını çaldıran bir aparat olmanın ötesinde hiçbir varlığı yoktur.
Yeryüzünde ki faşizmin patolojik psikolojisini Anadolu bu çağda devrimle yeniden yazarak faşizmin yeryüzünde sonunu devrimle Türk kadim bilgelik ahlakı getiriyor.
Vatanı ve ulusu satanı sırtından atana devrimci denir. Ulus bilinci yurttaş ahlakı bunu gerektirir. Mustafa Kemal Atatürk o ahlakı asırlar öncesinden günümüze taşıdı getirdi.
Su sorununun yaşanma sebebi belediyelerin hizmette bir eksikliği olmayıp maden ruhsatlarının küresel soyguncu şirk ve yerli işbirlikçi kodaman soygunculara satılarak ormanları yok ettikleri, dağları oyarak doğanın ekolojik dengesi bozulduğu için toprak, hava ve su adeta üzerinde kendine zulüm edenlere isyan ediyor.
Anadolu neden Arap çölü gibi çölleşiyor? Üstüne üstlük bir de arap ithal ederek demografik yapı değişikliği dayatmaya kalktılar.
Her yere beton dökerek depreme dayanıklı yapı ile rantı karıştıran zihniyet yüzünden.
▪️ Önder Karaçay ▪️r
Önder KaraçayKayıt Tarihi : 6.2.2026 16:25:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!