Her gece yağmur, o naif ve müdahale edilemez nezaketiyle -ki ben buna kısaca nezaket diyorum, aslında basbayağı bir kuşatma bu- meçhul bir şiir vuruyor pencereme.
Belli ki bu mısralar düzlemin şiirsel geometrisinde yolunu kaybetmiş mülteciler ya da benim gibi "mutlak doğruların" o köşeli süzgecinden kaçmayı başarmış, zamansız bir unutuluşun peşindeler.
İlan:
"Posta kutusu emekliye ayrıldı."
Biraz küskün, oldukça yalnız ve fevkalade vakur şimdi. Her şeyi içine atmaktan kederli, son günlerde "ağzını bıçak açmıyor." İçine atılan o cevapsız mektupların, o "gelmeyecek olanı bekleme" mesaisinin ağırlığı altında ezilmiş bir devlet memuru sessizliği çöktü üzerine. Bir kez bile şiir düşmeden o küskün gönlüne, emeklilik dilekçesini verdi hayata.
Ömrümün karşılığı olsun diyor
bir değeri, bir üstünlüğü olsun
Çılgın bir aşkın tarihi
yolculukların günlüğü olsun
ama kavgalarda geçsin ömür
Devamını Oku
bir değeri, bir üstünlüğü olsun
Çılgın bir aşkın tarihi
yolculukların günlüğü olsun
ama kavgalarda geçsin ömür




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta