gözlerinin esiri olduğum o dehşetengiz gün yanaklarındaki gamze denen koridorlarda yürüttün bakışlarımı,zavallı dudaklarıma dudaklarınla işkence ettin merhametsiz,
ellerinle kelepçeleyip ellerimi hapsettin sevgimi avuçlarına
ve en sonunda kalbinin zindanlarında çürüttün bedenimi
şimdi benliğim huzur evinde ölümü bekliyor bu aşkın akabinde,ruhum çoktan gökyüzüne iltica talebinde mülteci....
hala bendeki anılara tutunmaya çalışan hayalin pılını pırtını toplamış gönül yurdunda göçebe...tebessümlerin sanki kırık bir namlu ucunda yivsiz ve çapsız..sevgimle suladığım aşk fidanımı yeşermeden baltaladın sapsız....gövdesini böldün,kökünden çıkardın,yaprağını topladın yani aşkın kapısını suratıma çarptın hesapsız........
Sevgim seni yurduna getirdi:
tuzak ev,dilsiz baba,yenik anne...
İşte hepsi bu...
Hayallerini yak,evi ısıt.
Gideceğin en büyük oda arka odan.
İçerden sesleri geliyor annenle babanın,
Devamını Oku
tuzak ev,dilsiz baba,yenik anne...
İşte hepsi bu...
Hayallerini yak,evi ısıt.
Gideceğin en büyük oda arka odan.
İçerden sesleri geliyor annenle babanın,