İKİ DAMLA GÖZYAŞI
Özlemle gurbetlerde tükettik bunca yaşı,
Hayattan bize kalan iki damla gözyaşı.
..
Merhaba anne...
Anne diyebilmek ne kadar güzel bir şey.
Anne...
Her şeyi bir kenara bırakıp,kötü olan her şeyi,iyi olan her şeyi bir kenara bırakıp sadece anne diyebilmek. Emeğin anlamı,sabrın anlamı,uykusuzluğun,sevincin,tebessümün,gözyaşının anlamıdır anne ve paylaşımın yücesinde bir şey.
Paylaşım...
..
Neden en güzel şeyler kötülerin olur? En çok zalimlerin dostu olur. En çok hırsızların, vicdansızların seveni bulunur. En çok kara bulutların olduğu saatlerde yağmur yağar. En çok çiçekler sıcak havalarda açar. En güzel gökyüzü karanlıkta bulunur. Neden en güzel an gün batımlarında oluşur? En içten gözyaşı acının doruğa çıktığı anlarda akar. Neden bardak en dolu olduğu zamanda taşar? Neden kahkahalar bir başkasının en kötü durumunda artar? Neden ziyaretçiler ölüm döşeğindeyken çoğalır? Neden kötüler köpürür, arınmaya hiç ihtiyaç duymazlarken? Neden kuzular yalnızken, kurtlar sürüyle avlanır? Neden bir zebraya birçok aslan saldırır? Neden iyiler hep yalnızdır? Neden dert üstüne dert gelir? Güzellik zorla mı elde edilir? Bu yüzden mi tüm güller ortadan kırılır? Bakın İstanbul sokaklarına: Herkes mültecilerin yanından gülerek geçer. Bu dünyada hayvanlar bile ağlarken, neden bulunmaz kimsede bir tek gözyaşı. Neden kötülerin hep ayakları varken ve herkesi ezmeye çalışırken, neden iyilerin hep yüreği olur? Eskiden her mahallenin bir delikanlısı varken, şimdi her mahallenin bonzai satanları, esrar satanları var. Nerede bu delikanlılar? Neden hep analar ağlar? Neden kötüler iyi kumaşlar içinde ısınır? Neden iyilere odunla vurulur? Bir kötüye çay getirilir şekeri nerede der? Neden iyilerin ağzı bozdurulur; bir çay için şeker için? Sanmayın ezikler, garibanlar iyidir. Sanmayın sesi soluğu çıkmayanlar iyidir. Sanmayın sadece adaletin terazisi bozuktur; manavın, bakkalın da terazisi bozuktur. Çünkü kötülerde en çok güzellik bulunur. Kötüler en çok balla gelir, şerbetle gelir. Kötülük her yerden, her kişiden gelir. İyilik nedir peki? İyilik utanmadır. Var mı insanlığından utanan?
..
Ayrılıkta ağlayış, vuslata har olmaktır
Dökülen her gözyaşı, sevdâya râm olmaktır
İki gönül arası, deryalar kadar olsa
Dökülen her gözyaşı, sevdâya râm olmaktır
11 Haziran 2016
..
ÖKSÜZ BİR ÇOCUĞUN GÖZYAŞI
Can suyudur meleklerin
Öksüz bir çocuğun gözyaşı
Ektiği güllerin çiçeklerin
Mahmut Nazik 14 Mart 2015
..
bir filmin son karesi gibi
bir damla gözyaşı düşer
ve film biter...
ne izleyenler mutlu,
ne gözyaşı mutlu,
ne de oyuncular....
..
Ne çiçek tek özünde,ne insan özünde tek.
Su tek damlada başka derya, ateş hepsinin içinde yakmaz bir kor.
Ne görülen bir an aynı ne duyulan.
Hem bir duru sevinç gözyaşı, hem sönmeyen bir ateş gözyaşı!
Ahh! bir suskunluk ki o,
Hem duyulur bir ses suskunluk, hem özünde suya hasret susuz!
..
Dik durduğuma bakma,yarsiz seven ağacım
Püf püf deseler şimdi,yakar yıkar giderim
Sende ağlan biliyom,kurulmuş dar ağacım
Bir kaç damla gözyaşı,sessiz döker giderim
Körolası karanlık,içime nasıl çöktü
Çok uzaklardan tren,sesi dağları döktü
..
Bedenleri değil, gönlünü tanı
Ruhu kadar insan, taşır göğsünde
Sevenleri değil, sevdadır anı
Yüreğinde söyler, akan gözyaşı
Herşeyi yaşarken, yapmak gerekir
Gecikmiş sözleri, atmak gerekir
..
Ben, yapraklardan süzülen gözyaşı
Sen, verimli topraklarda sürülen ten
Bin bir çiçek açar nemli topraklar
Gözyaşı dökülüp de toprak olurken
..
Sevdaların tenha köşelerinde
Acılar yaradır,ağıtmı yakar
Yorgun bakışların,gülüşlerinde
Sevenin özünde,gözyaşı akar
Sitemkar bakışlar,banamı dersin
İçimdeki sancın,dışıma versin
..
Konu:Ayrılık,Sitem..
Gönlümün kadrinde kurnam gözyaşı
Akar akar damla damla yüzüme
Ne hallere düşürdün seni dert başı
Figan eyledin,acı verdin ömrüme..
..
kurnası lotus dan tarihi us’tan bağrında iki gül yanan çeşme
hıçkırıyorsun içimde
Kuşlar lal olmadan bir zaman önce
Gözyaşı çeşmesi hıçkırır ağlar
Öyküsü örnektir yaşlıya gence
..
SESSİZ ÇIĞLIKLAR
Bir duadır gözyaşı
Gözlerine dikip gözlerini bakmaktır
..
DUVAKLAR İÇİNDE... (BİR DAMLA GÖZYAŞI...)
Duvaklar içinde gelin olmuşsun,
Davullar çalıyor düğün evinden.
Anladım, artık sen elin olmuşsun,
Bir damla gözyaşı aktı gözümden.
..
Nefes almakta zorlanan bir gözyaşı busesi birikti yanağında. Dokunmaya dokunamayacağım bir defne yaprağı… Zorlanıyorum. Zorlandığımı bile anlamayacağım zorluk olsa gerek bu. Neden bir insan bir şehirde boğulur ve neden insan sevdiğinin kollarında görmez kendi alın yazısını, bilemedim. Zorluk olsa gerek bu. Tanımlayamayacağım o kadar çok gözyaşı aksanı var ki! Yanlış anlaşılmanın aksanı yokmuş, bunu anladım. Gözlerindeki sevgiyi her görüşümde, sanki harflerin dengesini yitirmiş bir alfabetik sıralama olarak geliyorum sana. Dokunamıyorum. Hissedemiyorum. Anlayamıyorum. Aslında seni değil, kendimdeki yalnızlığın adını bulamıyorum. Baktığımız her şey bizi bu kadar mı yansıtır! Yatağımdaki kokun bu kadar mı tanıdık gelir nihavent hüznüme! Bu yüzden incitiyorum, bu yüzden inciniyorum, bu yüzden dile getiremiyorum. Aşkın adı yoktur. Adın hüznü çoktur. “İnsan sevdiğini incitir mi” demiştin? Bak ben seni incitiyorum, yaralıyorum, kanatıyorum. Seni senden alıp bilmediğin semtlerin kaderlerine teslim ediyorum. Cihangir, Taksim, Bağdat Caddesi, hepsinde biraz sen var. Bitki çaylarını içerken, İstanbul’un tarihi dokunuşlarıyla iner her yudum dudaklarından boğazına. İşte tam da o anda teninin temasıyla dudaklarını öpüyor, vücuduna dokunuyorum. Ah benim dünyayı şimşek yapıp önüme sermeye çalışan sevgilim! O kocaman gözlerinden anlıyorum kıskançlığı. Kocaman gözlerin sevgini ele veriyor. Sevgimi dile getiremeyecek kadar mı küçük bakıyorum sana? Ya da anlayamadığım sürece tahripkâr? Büyülü bir savaş bu… Saplantılarımı yenemedim. Alışkanlıklarımı yenemedim. “Ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol” der, Mevlana. Ben, olduğum gibi geldikçe seni kanatıyorum. Çıkıp sokaklara elimde bir neşter, sağa sola gelişi güzel vücuduma sallıyorum. Her bir kanayış sen oluyorsun. Her bir acı seni bana çalıyor. Kanlar içinde yerde yatarken göz göze geliyoruz. Gözlerimi senden alamıyorum, gözlerin beni senden almama engel oluyor.
..
Gözler ateş kırmızısı olmuşsa,
Kalp taştan taşa dönmüşse,
İnsanlık utancından fırlamışsa,
Hakikatler ağlar, gözyaşı dökerek…
Zulüm diz boyu olmuşsa,
Kin, nefret çukurlara saklanmışsa,
..
Gözyaşı ifadesi aşk kelimelerinin
Gözyaşı örtüdür kin ve nefrete
Gözyaşı çilenin meyveleridir
Dökülür damla damla duyguların sesidir.
Bulutlanır bir an gözler yağmur yağacak gibi
Buluşunca sevenler, gelince ayrılık vakti
..
Bazen tartışma biraz ağız dalaşı
Yerince sevinç mutluluğun telaşı
Çoğunda umut bir huzur arayışı
Herşeyin başı iki damla gözyaşı...
Adalet derken fakir zengine karşı
..
Gözyaşı birkitiyorum kalbimin bir köşesinde
Düşmüyor gözümden yaşlar nedendir bilmem
Acı yüreğime geldi hiç haber vermeden misafir oldu gitmiyor
Yüzüme bakan anlarmı halimden,ben bile kendimi tanıyamazken.
Nerden biliceklerki zehirli bir sarmaşık gibi kök salmış acılarım içimde. Biliyorum,ben fırta öncesi sessizliği yaşıyorum.O gün gelecek kıyamet kopacak,o gün gelecek oyun bitecek ve o gün gelecek sahne kapanacak.
Akıcakk dışarı biriktirdiğim gözyaşlarım işte ozaman ben yeniden gözyaşı biriktiricem.
..



