Gözümle gördüğüm sükût değilmiş,
Gülümseyen çehre, bir ah gizlemiş.
Ben "iyidir" dedim, cihan güldü de,
Kırılan kalbimde bin iz gizlemiş.
Hakikat yüzüme çarpar da durur,
Yalanlar ruhumda bir yara olur.
"Bir kez daha gör" der her defasında,
Gönül uslanmaz da hep suçlu olur.
Perdeler uçuşur, camlar aralı,
İçerde bir çocuk, boynu yaralı.
Kime el uzatsam hançer elinde,
Kaderin defteri bende karalı.
"Hayır" derim evet dediklerine,
İnanmak isterim sevdiklerine.
Evrenin o acı tebessümünde,
Düştüm sığ suların derinlerine.
Gerçekler çıplaktır giydiremezsin,
Taşlaşmış kalpleri dindiremezsin.
Evren "bak" dese de ben göz yumarım,
Bu yorgun ateşi söndüremezsin.
Bazen bir bakıştır maske düşüren,
Bazen bir sözdür ki gönlü pişiren.
Ben hâlâ saflıkla "belki" der iken,
Yine yanıldım bak, aklım şaşıran.
Aynalar kırılsın görmesin yüzü,
Geceler kapkara kovdu gündüzü.
Vefa dediğimiz masalmış meğer,
Yolların dumanı, bitmez yokuşu.
Yüzleşmek ağırdır kaçar gidersin,
Kendi yalanında huzur edersin.
Evren seslenir bak: "Şuna bak hele!",
Sen hâlâ "belki bu farklıdır" dersin.
Yorulmadım sanma dizim titriyor,
Gönlümün feri de azar bitiyor.
Gördüğüm her suret bir başka oyun,
Ömür bu sahnede akıp gidiyor.
Mahlasım söylesin son sözü burda,
Yalnızlık baş tacı, kalmadık darda.
Gerçekle savaşmak boşunaymış bak,
Teslimiyet varmış Garip Murat'ta.
Kayıt Tarihi : 1.3.2026 14:33:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!