İSTANBUL Bakırköy
her gece bir tren düdüğü çınlar,,
tiz ve acımasız,
tıpkı, gidişin gibi,
bıçakçasına, saplanır yüreğime.
işte o zaman,
seni yaşarım, ben bende.
hasret ve hüzünle karışık.
fezayı bağlayarak yorgun kanatlarına
bir güvercin uçurup kıtalar arasından
çağırdın beni
geçerek birer birer sürgün kanyonlarını
derbeder koşup geldim ışıldayan tahtına
yarım koyup bir bardak kurşun rengi çayımı
Devamını Oku
bir güvercin uçurup kıtalar arasından
çağırdın beni
geçerek birer birer sürgün kanyonlarını
derbeder koşup geldim ışıldayan tahtına
yarım koyup bir bardak kurşun rengi çayımı