-Sevda; yeri geldiğinde - beklentisiz- canı yoluna serdiğin sürece sevdadır.-
Gözleri gülerek bakan a yârim,
Bir damla yaşına ölürüm bil ki!
Kirpiğin okuyla yıkan a yârim,
Yay gibi kaşına ölürüm bil ki!
çan eğrisi tersten işlemekte
tümlüğe eksik zamanlara kucak;
kırka iki kala keşfim
bir dehliz, beynimin çıkmazında...
uzaktan bakan benim
Devamını Oku
tümlüğe eksik zamanlara kucak;
kırka iki kala keşfim
bir dehliz, beynimin çıkmazında...
uzaktan bakan benim
YİRMİ İKİ YILLIK A YÂRİM…
Sonradan üzerinde çalışılmadıysa oldukça güzel, etkili ve anlamlı bir koşma.
Neden, “sonradan üzerinde çalışılmadıysa” ifadesini kullandığımız, arif olana ayandır aslında. Şairlik ruhu, ustalığı olan bir gönül sesi de ondan…
*
Şiirde hem “divan”, hem de “halk” şiiri özellikleri görülmekte. Demek ki, “kirpiklerin ok eyle”nmesi ortak şiir unsuru. Kültür bizim kültürümüz, ne de olsa.
Ya “yay gibi kaşlar, zülfün teli” aynı şeyi bu benzetme için de söylemeliyiz.
*
İkinci dörtlük, geleneklerimizin güzel bir yansıması gibi geldi bana.
Sevgili, zülfünün teliyle dokunursa, zülfün teli tene dokunursa, yürekler de birlikte ve aynı ritimle atmaya başlar, “can cana, can cana…”
Sevdadan yana bahtın dönmesi, istense de, istenmese de başına kalması (bela olması) demek olur, “tel tene değer, kalpler can cana atarsa” bu anlayışımızda…
*
Türkülere sevdalı bir gönül, turnasız olmaz.
Turnalar ses getiren, ses götürendir, sevdalıdan sevdalıya.
Haber kaynağıdır, âşıkların. Hasretine, vuslatına çaredir. Sevgi ve nefes yüklenir turnalara, gönderilir gurbetlere, sılalara…
“Sevda, canı yola serebilenlere özeldir.”
Sevgi ve saygılarımla.
içten duygular
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta