Oturdum,çaycımızın masalarından birine,
Bakıyorum kaldırımdan gelip geçenlere.
İnsanlar görüyorum,yaşlı genç,bebe'ce
Renkler seyrediyorum,esmer,beyaz,sarı'ca.
Gözler görüyorum,kahve rengi mavi,elâ'ca
Öyle güzellikler görüyorum,minyon,uzun'ca
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Güzel bir gözlem...gözlerinin tenlerinin rengi,giysileri nasıl olursa olsun görünenler de tek payda var o da insan olmaları...Su gibi olan insanoğlunun kıvrim kıvrım akmasını da kabullenmek gerek,kimi zaman dellenmesini,coşmasını ,hatta taşmasını da.Nasıl olsa su gün gelir durulur kendi yatağına çekilir öyle değil mi?İnsan aklının kavraması zor kendi bünyesinde barındırdığı tuhaf bir düzen...
Saygılarımla
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta