şimdi muhtemelen
bu kör saatlerde
dönüp durmaktasındır ranzanda
belki elli kişilik koğuşta
benden de muhtaçsındır
bir tek candan dost sarılışına
zaman ektiğini biçme zamanıdır
Rabbim, Rabbim, bu işin bildim neymiş Türkçesi;
Senin aşkın ateştir, ateşin gül bahçesi...
Devamını Oku
Senin aşkın ateştir, ateşin gül bahçesi...




RESIDE SARIKAVAK oldum bittim yani antolojide siirlerini bildim bileli hep ayricalik hissettirdi her okudugumda dusunerek ayrildim sayfasindan cok cok gelemiyor olsamda bu aralar yogun meskuliyetlerimden ....biliyorumki her defasinda dolu dolu duygularla ayriliyorum ve siir lezzeti kaliyor dilimde....tesekkurler canim tesekkurler
Satırları alt alta yazılmış bir düzyazı...Mektup gibi...
Vasat değerde...
Sitedeki teknik arızalar mı bitmedi; yoksa ne?
Puanlama yapılamıyor beğendiğimiz şairler sutununa şairin şiirlerini alamıyorum...Hiç şiir seçmedinizki diye karşımıza alay eder gibi bir ibare çıkıyor...
aksi takdirde günah alacağım ve diyeceğim ki: bazı şiirleri ve yorumları hazmetmek zordur. Hazmetmesini bilmeyenlerin boğazında kalır...
İkinci bir husus: eğer bir binanın, bir insanın temeli zayıfsa binanın üstünü ne kadar süsler yaldızlarsanız, şık olsun diye çaba gösterirseniz gösterin zamanla dış etkenler bu gösterişi yok edince, altından suniliği yetersizliği ve aslı çıkar...
Şimdi bu yorumum da silinirse ki, benim doğrudan bir şahsa eleştirim hafife almak gibi hedef şaşırtmak aşağılamak hakaret etmek gibi bir maksadım olmadığından birileri yorumumu siliyor mu demeliyim?
Yoksa iyi niyetle bu herkesin sorunu böyle bir siteyi yönetmek kolay değil Allah sabır ve kolaylık mı versin diyeyim? :)
pazar görüşlerini çoktan çıkardın da aklından
epeydir mektuplarım da gelmiyor değil mi?
yüzdesiz bir umuttasın
bir zamanlar bana verdiğin gibi
gözlerin bakamasa da gardiyana
yüreğinden sesleniyorsun
kendi adını alışkanlığına
son mektuba kadardır sabrın
ve başlamışsındır çoktan küfretmeye
ya kadere
ya bana
ya aşka
bu sevgi kendi başladı
kendi kendini bitirdi
sen yine günahsızsın
zaman bahtına kahretme zamanıdır
..
günün şairini alkışlıyorum
harikasın sevgili dostum...
Reşide Sarıkavak iyi bir şair...çok iyi..Batman'da dinlemiştim onu...hem iyi insan hem iyi şair olmak zordur..
ama Reşide öyle biri..
sana hiç beklemeyi öğretmemiştim
her zaman vardım değil mi?
sevgimde savurgandım
öfkemde cimri...
hala da öyleyim ama
ne öfkem kaldı sana
ne sevgim
çoktan geçmişti bitirme zamanı da
zaman erteleme zamanıydı
masum hatam
çekildim artık hayatından
görüş bitti....
...........,
bir BİTİŞ'in anatomisi...analizi...tezkere gibi..
özellikle finalde herşey o kadar duru, insani ve şiir ki...
çok çok büyük keyif aldım..
defalarca okuduğum ve sahibinden dinlediğim bir şiirdi..
doğrusu antoloji böyle değerli şairleri onore etmek için geç bile kalmış.
seçki kuruluna teşekkürler..
Şimdi ben bu şiire görüşümü bildirmesem kıskandığım iyice belli olacak...
Belki tarzı bana yakın olduğu için şiir dilini sevdiğim Reşide Sarıkavak bana göre eğer bir liste yapacak olursak, yüz akı olan kadın şairlerimizin içinde en üst sırada...
Şiirlerini arabesk bulmadığım oryantalist bir çizgide dozunda baharatıyla sıcacık, ayakları yere basan şiirlerin şairini tebrik ediyor, Ayşenur Yazıcıya katılıyorum...
Aşağıda ki yorum, görebildiğim bazı klavye düuzenlemeleriyle silinip, tekrar yüklenmiştir..!
Acıya, ağıda, duygunun betbahlığına ve kimi zaman olumsuzluğun girdabına batırılmış bir deger yarğısı, yetiştirilme örf ve adet..
Çocukluk, hayat akışı bunlar olunca ve toplum da buna odaklanınca ne yazık ki sızlasakta ağlasak da çiçek, meşe, fidan ve kardelen anlamıyor bizi; koklaşmayı, çoşkuyu ve paylaşımı yok ediyor.. Soluyor çiçek, kuruyor fidan ve donuyor kardelen..
Ben..ben ..ben ile ne çiçek koklanıyor ne de fidana açma olanağı kalıyor.
Benim duygum, benim ağıdım ve benim acılarım kaplamışsa bedeni, kendi geçmişini içine aktarılmışlıktan sıyrılmak kişide mümkün olmuyor.
Geçmişi yaşadıkları duygusundan sıyrılıp ..bu günü..şimdiyi ve geleceği göremiyor kişi..
Ne bölüştüğü ekmeğin, ne öpüştüğü anın ve ne de birlikte okunan şiirin ya da yazılan kitabın zerre kadar o şimdiyi yaşadığıyla bir bizlik havasının solunması ise nafile… Ve illaha ki ben ve benim geçmişim duyguyu esir alıyor…
Siz kendi yaşam tarihcenizi bilmezseniz, geleceğe yön vermeniz ve tüm gelecek zaman diliminizde kişiliğinizi bulmanız olanaklı değil..Ama geçmişinizle geleceği yaşamanız da olanaklı değil.. Burda ki Önem ise bu ince çizgiyi anlayabilmekte ve zamanı, şimdiyi, kendi geçmişimizin sorumluluğunu bilerek/taşıyarak ve onun hesaplaşmasını vermiş olarak …yeni ortamı dost ile savdayı paylaşarak yaşamasını bilmekte..
Geçmişi, şimdi ve gelecekte yaşamaya çalışan esasında kapatıyor yüreği her yeni esen rüzgara.. Ve dünle hesaplaşamadığını bu gün karşılaştığıyla halletmeye hücum. Şairlikten ve şiirlerden habersiz ve kendini onlardan soyutlamış olarak.
Esasında dün sevdiğini, geride ki ilişkisini ve dünkü azabından ezildiğini..dünkü ondan korkutuluşunu kısaca travmasını savuruyor karşısındakine, o karşısına çıkan kim olursa olsun fark etmiyor..
Güven sevgiye..paylaşıma ..hayata yeni anlam vermeye ve ortam yaratmaya ve ona bizzat kendisinin sorumluluğu oluşu bilinciyle katkı sunmasına kadar bilinç derseniz örselenmiş ve körleşmiş..Derdi illaha ki kendi içselliğinde geçmişte ki fırtına ve poyrazı hissetiğiyle savurmak..
Mesele ise ne dünkü haylaz, baskıcı ve duygu sömürücüsü ya da hapishaneye düşen de değil..
Kişinin kendi esas içsel meselesi..
Hele ki bilirdik biz ezelden; hırsız, katil ve namussuz hapishaneye layıktı derdik…
Şimdi derseniz hırsız, ve soyguncu ile insan cellatları, dalkavuğu, jurnalcisi ve imam sıfatıyla namus ile vicdan tellalları, namusluyu, yurdunu ve çiçekler ile toplumu tüm doğayı sevenleri hücereye tıkıyor..Neden?
Onun gibi inanmadığından, sevmediginden, düşünüp tapmadığından ve onun gibi yaşamak istememesinden..
Böyle bir paradoks böyle bir hesaplaşma..
Kimisi şiir yazar ve verir acıyı, tuzu mesajı imgelere..metafor ve geniş anlamlara..vurur 12 den.
Bu şiiri çok önceleri okumuştum..Şimdi şu an bana yukarda ki duyumları verdi…biz de açık-seçik dile geldik..
Ama bir diğer paradoks ise gündem de:
Kimisi şimdi tek kişilik hücrede ..bilmediği bir nedenle! Çünkü ona olan ve onu hücreye layık görenlerin kini, intikamı..kibirlik ve saltanatı Mevlana’yı siliyor, Yunus’u denizin dibini gömüyor..hem de onların aşklarını nutuklayanlarca ve kitapları raflarında tıka basa olanlarca..Muhtemelen caka satmak, tellalığını yapmak ya da süs olarak raflarda veya duvarda asılı!
Ve böylelikle de gündemi de biraz yorumun içeriğinde işlemiş olduk..
Bir artı gündeme…Şu düzende demokrasi tellallığı yapanlar gibi.., gelin siz sayın antoloji.com edebiyat tellallığı yapma illüzyonundan kendinizi arındırın..Edebiyat siyaset..din, ideoloji fotbul takımı tutma ..belli bir beldiye künyesini reklamlama ve bir fiil daha nicelerinin… üstü oluşuyla özgür ve bağımsızlığına kavuşturun..
Saygıyla..
Muhteşem bir şiir okudum. Ustalığınızdan dolayı sizi tebrik ediyorum +10
Zamana uygun bir şiir.Kutluyorum.
Günün şiiri olmaya değmiştir; yazan gönlü kutluyorum. 10 puan +ant. Hoşça kalın...
Bu şiir ile ilgili 209 tane yorum bulunmakta