Saatler, ehrama bürünmüş süküt.
Yıllar, maziden gelen yaralı yorgun savaşcı.
Beşer, günahlarıyla ölümü hak eden mahluk.
Güneş, demir parmaklıklar ardında idam mahkümü.
Toprak, taze kan ister her gün ve alır.
Ve ötelerde Tanrı bekler terazisiyle, sırat köprüsüyle
Sonra iki yol:Ebedi sürgün ediliş başlar.
Tüm umutsuzluklara rağmen gülmeyi unutmadım.
Yaşamayı öğrendim hayatta, ayakta kalmayı.
İnsanları öğrendim, yüzlerinde maske.
Savaşmayı öğrendim, yenmeyi dövüşmeden.
Gözpınarlarım yaşla dolsa da bunları saklamayı öğrendim
Devamını Oku
Yaşamayı öğrendim hayatta, ayakta kalmayı.
İnsanları öğrendim, yüzlerinde maske.
Savaşmayı öğrendim, yenmeyi dövüşmeden.
Gözpınarlarım yaşla dolsa da bunları saklamayı öğrendim




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta