“Sinekli bakkal” romanını okuduğum dönemlerde sinekli bakkallar vardı
İlk okulumuzun tam karşısında bulunuyorlardı
Hem de üç tane bakkal yan yanaydı
Çok severdik “Şam işi” dediğimiz tatlıyı
Bakkalın her biri, diğerleri için, “kibrit çöpünden yapıyor” derlerdi tatlıyı
“Sakın ha ondan tatlıyı almayın” diye de bizi uyarırlardı
Çocukluk işte, anlamazdık niye böyle yaparlardı
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Evet çocuklarımıza düpedüz ihanet ediyoruz aslında tebrikler
Çok güzel tespitler ve geçmişin büyülü hatıraları.Hepimizin çocukluğumuza duyduğumuz özlemlerimiz o kadar büyük ki; her şeyin masumane olduğu o zamanlarda her şey güzeldi.Sevda da, kavga da.Sizi tebrik ediyorum, çok beğenerek okudum ve kendimden bir şeyler buldum şiirinizde.
Artık hayatımız oldu bir aldatmaca
Hani bilsek, kimi, neyi, nasıl aldatıyoruz?
Gam yemeyeceğim, sadece kendimizi kandırıyoruz
Aslında, gerçekten ne yaptığımızı bile bilmiyoruz
(Gene de bilenler var ama bir türlü soramıyoruz.)
DOĞRU SÖZE NE DENİR?
TEBRİKLER
Yoğun emek gerektiren şiirinizi kutluyor,saygılar sunuyorum...
Bu şiir ile ilgili 4 tane yorum bulunmakta