Günahlar içerisinde boğuluyorum, tutun ellerimden
Medet umuyorum, gelmez mi hiçbir şey elinizden
İçirin ab-ı hidayetten, susadım hidayete
Zira sıkıldım kendimden, adım adım cinayete...
İlerliyorum, ilerliyorum, ardıma bakmadan
Bilirsin durum vahim, çare elzem
Arıyorum hala derdime mutlak zemzem
Umudumdur içince geçmesi nahoşluk
Zaten içmekten geliyor ruhî sarhoşluk
Bugün bir söz verdim sana, aciz olana
Sağın ve solun kesiştiği yerdesin
Varlığını, yansıttığım ışığından seziyorum
Memba-ı olduğun şelalenin kuru isyanını
Gözlerinin altedici otoritesiyle bastırıyorsun
Mimarı olduğun gecekondularda yaşıyorum
Kelimeler gelmiyor ya hani açıklamaya
Okumamaktandır zaar, ilham şelalesini kurutmaya sanki tüm çabalarım
Her bir gün, sadece takvimden düşen temsili kadar hafif ve hızlı
İçimde bir Kadıköy var sanki
Sultan geldi de karşılamaya kolonyam bile yok
Herkes durgun, söz sadece gündüzün
Muamma, cevabı bulmaya sabiyim
Talepleri reddedenin bir garip talibiyim
Olmaz işin olcusuyum, yürek sağının solcusuyum
Müphem olduğu aşikar olan kervanın yolcusuyum
Söylemeye dilim varmaz, dinlemeye kulağım
Titriyor, saman adam kesilmiş ahvale
Hakla kıyaslayamadan, celbediyor batılı
Zırh bellediği tembellikle zamana yürürkene
Doldukça defter-i amel, kuşandıkça yalnızlığını
Bu gecede de içtiği iki büyük kasideye
Zem, baştan savmak addedilen zehir
Sükutsa umuda gebe, sevmeye mehir
Sevilmez o kınından çıkanla kınanan
Sahibi dahil, yoktur ona hiç inanan
Ah bi’ dile gelse şu komşuları…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!