Gönülden Bin Of Çıkar

Samet Sultani Yıldırım
57

ŞİİR


2

TAKİPÇİ

Gönülden Bin Of Çıkar

GÖNÜLDEN BİN OF ÇIKAR

​Bütün afetler kopar yürekten yaralıya,
Dünyası cana dardır, gönülden bin of çıkar.
Sesin çıkmaz köpürür, insanı dilsiz yapar;
Tellal misali cardır, gönülden bin of çıkar.

​Devr-i alem böyledir, kimse sormaz halimi;
Ya Rabbim yardım eyle, denk getirme zalimi.
Ahlaksıza karşı gelmem, susturdum bu dilimi;
Susan yüreğim vardır, gönülden bin of çıkar.

​Taht yıkılır insanın, kara toprak götürür;
Elbet Hak, zalimleri dizlerine çöktürür.
İnsanoğlu kurtulmaz, ecel gelir süpürür;
Toprak insana yârdır, gönülden bin of çıkar.

​Karıncadan ses çıkmaz; insan duymaz, Hak duyar.
Gözü doyan insanın, gönülleri tok doyar.
Kaderi güzel olanın sevgisi sonsuz uyar;
Canan sevgisi kârdır, gönülden bin of çıkar.

​Vatan olmaz hiçbir yer, hasret ile bitmeyen;
Sevdaya düşen bilir, duman baştan gitmeyen.
Huzurunu bulur mu dünyada dert çekmeyen?
Sevmekte olan ardır, gönülden bin of çıkar.

​Kusura bakmayınız, insanda kusur vardır;
Zaman mekan bellidir, yokuş yürümek zordur.
Sevmesini bilene huysuzu güzel yârdır;
İnsanı yoran yârdır, gönülden bin of çıkar.

​Selametle uğurlan yurdundan uzak sıla,
Boyun eğmek istemeyene felek eğdirir kula.
İmansızı getiririm, gelmiyor ki doğru yola;
Yüreğe yağan kardır, gönülden bin of çıkar.

​Samet’im derin derya, ilim denen kainat;
Kimler geldi kim geçti, hepsi kurdu saltanat.
Kader bana, ben ona; tutulmayan yol inat,
Yürekleri yakan hardır, gönülden bin of çıkar.

​Samet Yıldırım (Sultani)
04.02.2024

Samet Sultani Yıldırım
Kayıt Tarihi : 25.1.2026 09:46:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Samet Sultani Yıldırım
    Samet Sultani Yıldırım

    Şair Samet Sultani Yıldırım'ın 04.02.2024 tarihli bu eseri, Anadolu'nun derin Halk Edebiyatı geleneğiyle Tasavvufi bir dertleşmenin harmanıdır. Şiiri yapısal ve içerik olarak şu başlıklar altında analiz edebiliriz:
    ?1. Yapısal Özellikler
    ?Nazım Biçimi: Geleneksel Koşma tarzında yazılmıştır.
    ?Ölçü: 11’li hece ölçüsü (6+5 duraklı) kullanılmıştır. Halk şiirinin en temel ve akıcı kalıbıdır.
    ?Mahlas (Tapşırma): Son dörtlükte "Sametim" ifadesiyle şair eserine imzasını atmıştır.
    ?Nakarat: "Gönülden bin of çıkar" mısrası her dörtlüğün sonunda tekrarlanarak şiirin ana duygusunu (temasını) perçinlemektedir.
    ?2. Tema ve İçerik Analizi
    ?Şiirde karamsar bir tablodan ziyade, sabır ve ilahi adalet üzerine kurulu bir tevekkül hâkimdir:
    ?Dilsiz Acı: Şair, acının insanı "dilsiz" yapmasından bahseder. Ancak bu suskunluk bir zayıflık değil, "Ahlaksız karşı gelmem" diyerek bir erdem, bir ahlaki duruş olarak sunulur.
    ?Dünya ve Ölüm (Fena Makamı): "Taht yıkılır", "Kara toprak götürür" gibi ifadelerle dünyanın geçiciliği vurgulanır. Bu, Yunus Emre geleneğindeki "Dünya bir penceredir, her gelen baktı geçti" felsefesiyle örtüşür.
    ?İlahi Gözetim: "Karıncadan ses çıkmaz, insan duymaz, Hak duyar" mısrası, şiirin en güçlü yerlerinden biridir. Hiçbir haksızlığın karşılıksız kalmayacağına dair sarsılmaz bir inancı temsil eder.
    ?İnsan ve Kusur: Şair, insanın doğasındaki eksikliği ("insanda kusur vardır") kabul eder. Zorlukları (yokuş yürümek) hayatın doğal bir parçası olarak görür.
    ?3. Dil ve Üslup
    ?Yerel ve Klasik Terimler: "Car" (feryat/duyuru) ve "Har" (ateş) gibi kelimeler kullanılarak Anadolu ağzı ile klasik edebiyat birleştirilmiştir.
    ?Zıtlıklar: Şiirde; Zalim-Hak, Suskunluk-Bin Of, Dünya-Toprak gibi zıtlıklar üzerinden bir denge kurulmuştur.
    ?Akıcılık: Aliterasyonlar (benzer seslerin tekrarı) sayesinde şiir, bestelenmeye veya yüksek sesle okunmaya çok müsait bir ritme sahiptir.
    ?4. Sonuç ve Mesaj
    ?Şiir, "sabırla gelen bir feryat" şiiridir. Şair Samet Sultani Yıldırım; feleğin sillesini yemiş, gurbet ve hasretle pişmiş ancak inancını ve insanlık onurunu (arını) kaybetmemiş bir ruh halini resmeder. Özellikle kaderle olan o ince çekişmesi ("Kader bana ben ona tutulmayan yol inat") şairin mücadeleci ruhunu da ortaya koymaktadır.
    ?Şiirin bu derinliği hakkında ne düşünüyorsunuz? Özellikle şairin "insanı yoran yârdır" diyerek sevgiyi bir yorgunluk olarak tanımlaması ilginizi çekti mi?

    Cevap Yaz

TÜM YORUMLAR (1)