(Mesnevî üslûbuyla)
Bir gün bir âşık vardı.
Kalbi yanık, gönlü yaralıydı.
Birini sevmişti;
öyle sevmişti ki,
adı dilden düşse de
mânâsı gönülden düşmezdi.
Dostları ona dediler ki:
“Sevdiğin başkasına vardı,
sen yolda kaldın.”
Âşık sustu.
Zira susmak, bu derdin ilk öğretmeniydi.
Mevlânâ der ki (mânâ ile):
“Sen bir şeyi kaybettiğini sanıyorsun,
hâlbuki Hak seni başka bir derse aldı.”
Ey âşık,
bilmez misin ki
Hak bazı sevgileri verir
bazılarını ise öğretir?
Sevdiğin kişi,
senin eline verilmedi diye
sana yabancı sanma.
O, gönlüne verilmiştir.
Gönüle verilen emanet
elden gidince kaybolmaz.
Bak,
sen onun yüzünü istedin;
Hak sana onun izini verdi.
Sen sesini aradın;
Hak sana sessizliğini öğretti.
Çünkü bazen Hak,
kulunu sevdiğine değil,
sevmenin kendisine ulaştırır.
Âşık dedi ki:
“Ben kavuşmak istedim.”
Hak dedi ki:
“Sen sabretmeyi öğrendin.”
Âşık dedi ki:
“Ben bir yuva istedim.”
Hak dedi ki:
“Ben sana bir gönül yaptım.”
Mevlânâ’nın yolu şudur:
Bir kapı kapanırsa,
oradan sen geçmeyecektin.
Ama o kapının önünde bekleyen
sen değildin de,
senin nefsindi.
Sen bekledin,
bekledikçe yandın.
Ama ateş seni yakmadı,
ateş seni ayıkladı.
Bak,
üzüntün seni küçültmedi,
derinleştirdi.
Gözyaşın seni zayıflatmadı,
şeffaflaştırdı.
Şimdi söyle bana ey âşık:
Bu hâl kayıp mıdır?
Yoksa dönüş müdür?
Mevlânâ der ki:
“Sevdiğini Hak’tan bağımsız seversen
zindan olur.
Sevdiğini Hak’la seversen
yol olur.”
Senin yaşadığın tam da budur.
Sevgi sende put olmadı,
dua oldu.
İsyan olmadı,
niyaz oldu.
Ve bil ki:
Her Leylâ’ya varılmaz,
ama her Leylâ
Mecnûn’u olgunlaştırır.
Kavuşmak bir sonuçtur,
ama anlamak bir mertebedir.
Senin hikâyen
nikâhla bitmeyen,
fakat kalple derinleşen
bir hikâyedir.
O hâlde üzülme.
Sen terk edilmedin.
Sen eğitildin.
Ve Mevlânâ der ki (yine mânâ ile):
“Giden sevgili değil,
sende kalmayan hamlıktır.”
Kayıt Tarihi : 12.1.2026 03:25:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!