Gün batımı…
Gün,
yorgun bir kuş gibi
dağların omzuna kondu.
Güneş,
son sözünü söyleyip
susmayı seçti.
Akşam,
kırmızıyla mor arasında
bir vedanın rengini giydi.
Ve ben,
suskunluğumun içinde
senin adını sakladım.
Sevda dediğin şey,
bir bakışın içinden
ömür boyu yürümekti belki.
Bir sesin kıyısında
kendini kaybetmek,
sonra bile isteye
yeniden aramaktı.
Sen geldin,
zaman durdu.
Sen baktın,
kalbim konuşmayı öğrendi.
Ben sustum,
sevda büyüdü.
Ama gün batımları
hep biraz ayrılıktır.
Güneş ne kadar güzel batarsa batsın,
geceyi inkâr edemez.
Ve sevda,
ne kadar derinse
ayrılık o kadar sessiz gelir.
Ayrılık,
kapıyı çalmadan girer bazen.
Bir cümleyi yarım bırakır,
bir gülüşü eksiltir.
İnsanın içinden
en çok sevdiğini alır
ve geriye
koskoca bir suskunluk bırakır.
Ben seni
akşamın en kızıl yerinde sevdim.
Günle gece arasında,
umutla vazgeçişin tam ortasında.
Ne tamamen gündüzdüm,
ne de geceye hazır.
Ellerin
artık bende değil.
Sesin
rüzgârla karışıp gidiyor.
Ama sevdan,
içimde hâlâ
ısrarla yaşamayı seçiyor.
Biliyor musun,
bazı aşklar bitmez.
Sadece
insanın iç tarafına çekilir.
Görünmez olur,
ama daha ağır hissedilir.
Gün batımı şimdi.
Bir sevda daha
kendi içine kapanıyor.
Bir ayrılık daha
sessizce büyüyor.
Ve ben,
bu akşamın son cümlesinde
şunu söylüyorum kendime:
Sevda da ayrılık da
aynı kalpten geçer.
Söz bitti,
gün gitti,
içimde kalan her şey
şiire dönüştü.
Bu satırların sonunda
bir iz,
bir sızı,
bir ad kaldı:
— Kul Ortak diye,
Gönül yorgunu...
KUL ORTAK
Baki OrtakKayıt Tarihi : 31.12.2025 18:11:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!