Nihal, bir hilal kaşlı gece...
Yine boy gösterdi ayın on dördü.
Zülfünün teline düştü bu köle,
Dedi: "Gel, yaramı sarsın bu derdi."
Gözlerin bir sır ki erilmez ana,
Kaşların mihrap olmuş, secde eder can.
Dudağının kıyısında gizli bir vaha,
İçsem, kanmam asla, artar bu umman.
Sensin o Leyla ki çölde gezinen,
Sensin o ateş ki sûzân içre nûr.
Her bakışın yeni bir âlem bana,
Her sözün Şiraz'da gizli birktur.
Tenin yasemin, tenin ipek, tenin ay,
Teninde kayboldum, vakit durdu Nihal.
Yokluk deryasında bir ince sızı,
Sesinle dirildi ölmüş hayal.
Gel, gece sussun, konuşsun tenimiz,
Irmaklar çağlasın, dağlar devrilsin.
Bir ürperiş düşsün hicazkârdan,
Nefesin nefeste eriyip dinsin.
Dokunsam, üşür mü sırrın Nihal'in?
Dokunsam, yanar mı bu âteş daha?
Bir bakışın yeter semaya yükselmek,
Bir bakışın yeter düşmek bu vaha.
Mahlas istemez bu şiir zaten,
Her harfi mührünle yazıldı Nihal.
Âşık dedikleri bir divane imiş,
Bir zerre gönlünde gizlendi Nihal.
Dünya Yükünün Hamalı
Kayıt Tarihi : 19.2.2026 19:19:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!