Gönül kalemini vursam kağıda,
Baki ile Nedim karşılar beni.
Bir destan yazsam da kalsa dünyada,
Şiirin şahları sarmış her yanı.
Şöyle iki özlü laf edeyim desem,
Alimler her kapıya mühür vurmuş.
Hikmet deryasından bir sır derlesem,
Atasözü olup karşıma durmuş.
Gurbete dair bir ağıt yaksam,
Sümmani o yolu çoktan bitirmiş.
Sevda ırmağına bir bend bıraksam,
Ozanlar menzile çoktan götürmüş.
Yoksulluk derdini vursam sazıma,
Ruhsati sözünü koymuş yerine.
Hangi yeni sözü katsam yazıma,
Eski hikmetler değer dilime.
Toprağa bakıp da bir sır arasam,
Veysel çoktan girmiş o dar kapıdan.
Aşkın sarayını baştan kursam,
Yunus haber verir ulu yapıdan.
Halkın feryadını döksem dilime,
Köroğlunun dağlardan gürler sesi.
Dokunsam sazımın kırık teline,
Garip mahlasıyla bekler Neşet'i.
Söz dağının zirvesine vardılar,
Bizim nefesimiz eteğinde tükenir.
Hakikat denizini onlar çoktan yüzmüş,
Bizim sandalımız kıyıda kalır.
Mesut Şefkatlıoğlu
Kayıt Tarihi : 23.1.2026 19:40:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!