Gönül heybem içinde, bin sabır taşıdım ben,
Güneş oldum geceye, el ufkunda yaşadım.
Bir tebessüm uğruna, fırtına göğüsledim,
Lakin her an bir hata, payında yaşadım ben.
Q
Ne hükmü var ki şimdi, solan gülün yaprağın?
Anlamı kalmadı hiç, kurtarılan sandalın.
Tek bir leke düşerse, ak sayfaya bir sabah,
Zifir mürekkebiyle, kirlenir her vicdanın.
Q
Adım hayırla anılsa, ne çıkar yol sonunda?
Kusur pusuda bekler, dostun her bakışında.
Düşersem eğer yere, ilk taşı en yakın atar;
İnsan vefayı unutur, yanlışın kucağında.
Q
Yüz yıl mumlar yaksam da, kör gözü açmak için,
Ömrümü feda etsem, bir yara sarmak için;
Yorulup söndürürsem, karanlık suçlusu ben,
"Zaten yanmazdı" derler, kalbi hep kırmak için.
Q
Dağ olup omuz versem, beni bir taşta satar,
Gölgesinde duranlar, közü ilk bana atar.
Önemsizdir artık bak, ne kadar iyi olduğun;
Dünya bin bir doğruyu, bir yanlışa kurban eder.
Q
Arkamda bıraktığım, aydınlık uzun yollar,
Bir sisli sabah vakti, dumanlarda kaybolar.
Ellerimle kurduğum, saray yıkılır başa;
Kusur arayan gözler, elbet bir boşluk bulur.
Q
Kimse demez ki "Yorgun, yükü ağır omuzda,"
Herkes cellat kesilir, hükmü verir en başta.
Dün baş tacı edenler, bugün yerin dibine;
Sokarlar seni bir gün, oyun bittiği anda.
Q
İyilik; kum üstünde, uçucu bir hecedir,
Kötülük; mermerlerde, bitmez bir koca gecedir.
Hangi terazi tartar, adaletle bu hali?
Vefa denilen artık, çözümsüz bilmecedir.
Q
Sustuğum haksızlıklar, bir gün dilde pas olur,
Verdiğim her teselli, yabancı bir ses olur.
En kâmil halimle ben, sığmadım gönüllere;
Küçük bir hatam bile, ömürlük kafes olur.
Q
Yorulma Garip Murat, dünya kanunu budur,
İyilik masal kalır, hata gerçeğin ruhudur.
Nihayetinde herkes, kendi aynasına kul;
Sen yine de kendin kal, bırak aksın ömrün suyu.
Kayıt Tarihi : 30.1.2026 20:37:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!