Gönül Hanemde Bir Yara
:
Gönlümün tahtına Sultan seçmiştim
O zaman aşkındım, şimdi abi mi?
And içip yoluna serden geçmiştim
Yıkılan bu sevda, senin eserin
Beraber büyüttük biz bu fidanı
Hangi mülke sattın bunca vicdanı?
Kapatıp ardımdan eski dükkanı
Yabancı bir kapı, senin eserin
Yirmiye varmadan, neydi bu telaş?
Ekmek mi lazımdı, yoksa sıcak aş?
Gözümden döktüğün her bir damla yaş
Boynuna vebaldir, senin eserin
Gölgenin ardına saklanıp durma
Beni de "gardaşım" diyerek yorma
Kendi ellerinle vurdun, hiç sorma
Ömrümü deviren, senin eserin
Yalanla örtülmez sevdanın izi
Dile düşürdün ya sonunda bizi
Kader mi diyorsun, bu gönül sızı?
Küllenen bu ocak, senin eserin
Kalemsiz Şair’im, ağır bu sitem
Yükledin sırtıma bitmez bir matem
Kırılsın elimde kağıtla kalem
Bu acı son durak, senin eserin
Kayıt Tarihi : 6.2.2026 23:55:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!