Ben hâlâ
Denize mektuplar yazıyorum isimli isimsiz
Kuşlarla konuşuyorum sesli sessiz
Kaya parçası olmakla kum tanesi olmak arasında bir tercihtir yaşamak
Ya sertleştikçe sertleşir yosun tutarsın, ya yumuşadıkça yumuşar, köpüklü dalgaları kucaklarsın.
Kum tanesi olursan güneşte daha çok kavrulur, yağmurda daha çok ıslanırsın
Akrep zamana küsmüş, yüz vermez yelkovana
Gündüz geceyi görmüş, gerek yok bu isyana.
Gönlüm sığ denizlerde batırdı gemileri,
Pürsevda, yüreğinden kanatlanan o kuşlar
Gidip kurak çöllerin ortasına mı düştü?
Hiç bitip tükendi mi tırmandığın yokuşlar?
Gönlün bir Kaf Dağı'nın arkasına mı düştü?
Kim kopardı dalından kırmızı tomurcuğu?
Döneceğim kendimin uzaklarından
Sana el değmemiş bir düş getireceğim
Gecesi olmayan,
Sızısı olmayan,
Tasası olmayan,
Kanamayan bir düş.
Cadde ıslak, taşlar soğuk, aşk bezgin
Bir sokak lambasının ışığında yanmışım
Bedenim yeryüzünde, ruhum semada gezgin
Baksana kucağında ben uyuyakalmışım
Gerçek bulmasın beni, uyandırmasın zaman
Kalbinden süt nehri akan zarif adamlar var.
Özü sözüne karışmış.
Bir de o nehre sadece kıyısından bakanlar.
Söz tozu var yolunda kaidesiz gönlümün
İçerde bir sanatkar duvarları boyuyor.
En yokuşlu, cafcaflı yıllarında ömrümün.
İçimde bir orkestra notalar duyulmuyor.
Sözler dudakta donmuş, kurumuş nehir gibi
Düğününü yapmak kolaydır
Çeyizleri hazır edilmiş bir yaşamın
Ve umutla başlayan zengin bir önsözü vardır elbet
Adı aşkla mühürlenen fakir bir kitabın
Kalem senin değil övünme şair
Teni yazamadın, eli yaz bari
Bir öyle, bir böyle gezinme şair
Deli yazamadın, veli yaz bari
Bir erik çiçeği gibi dalında




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!