Akademisyen.
Aşkı - İstanbul
Minareler göğü deler,
Bir güzellik görüntüsü gözüme çarpar.
Tarih ve kültür bol,
Bu şehirde çok derin.
Ve bazen yürümek bile bir erdem değildir.
Sadece düşmemek için yapılan bir alışkanlıktır.
Adımlarım ileri mi gidiyor, yoksa aynı yerde mi sayıyorum,
bunu ayırt edecek gücüm bile kalmıyor.
Güç dediğim şey,
Yüreğimdeki acı, kedersiz bir dost gibi
İçim yanar, seni her gördüğümde
Atar kalbim sızlı sızlı
Söylemek istediklerim, düğüm olur boğazımda
Arkandan bakmak üzse de beni
Bilirim, sen mutlusun olduğun yerde
Hayallerin uçup gittiği hayatın şafağında,
Altın ışıkla yıkanan bir gençlik krallığı,
Umutların boşa çıktığı bir vaatler dünyası,
Uçsuz bucaksız bir deniz gibi yalnız bir yolculuk.
Gözleri açık, güneşi kovalarlar,
Aşkı aramak için çok uzaklara gittim,
Fısıltıların alçak sesle yankılandığı sonsuz diyarlarda,
Tutkunun alevlerinin ikamet ettiği kalpler için bir arayış,
Ruhumu heyecanlandıranı bulmak için bir bakış.
Baktığım kaderin kıyılarında,
Anıların yumuşakça dokunduğu alemlerde,
Asla terk etmeyecek bir aşk hikayesi,
Yüreğe fısıldayan bir masal,
Asla ayrılmayacak iki ruhun.
En soğuk geceyi ısıtan bir dokunuş,
Uçsuz bucaksız yalnızlıkta,
Sessizliğin sırları fısıldadığı yerde,
Hassas bir kalp, tutulmayan, görülmeyen,
Gölgelerin parlaklığında yalnız bir ruh.
Gecede tek bir yıldız sürükleniyor,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!