Her gece sabahlarken ben kapının önünde
Gelip çalsaydın eğer açacaktım diyorsun
O meşhur çıkmaz ayın son çarşamba gününde
Gel deseydin seninle kaçacaktım diyorsun
Üzerime dert olup yağmur gibi yağarken
Beni ağlattığında başın göğe değerken
Hadi git artık deyip kederlere boğarken
Az beklesen mutluluk saçacaktım diyorsun
Aşkın farz’ı dururken sarılıp sünnetine
Her gece beni sokup yalnızlık cinnetine
Bağlanmışken semtinin yalancı cennetine
Nereye desen hemen göçecektim diyorsun
Mutluluk duyuyorken benim sefil hâlimden
Farkın yokken insanı yakabilen zalimden
Cesaret edip eğer tutsaydın şu elimden
Sevinçten havalara uçacaktım diyorsun
Gençliği tüketen ben gözyaşı döke döke
Ümidi öldüren sen gönlümü yaka yaka
Utanmadan gözümün içine baka baka
Umut ekip mutluluk biçecektim diyorsun
Ayaklarım önüne şu dünyayı serseydin
Cennetin bahçesinden bana güller derseydin
Ömrünün kalanını gelip bana verseydin
Ardından şerefine içecektim diyorsun
Şiirbaz’ı sandın ki aşk isteyen dilenci
Yağmaladın ruhumu seni gidi talancı
Gözlerime bakarken utanmadan yalancı
Yar diye seni bana seçecektim diyorsun
Öde diyorsun şimdi yokluğumu canınla
Yaktın kavurdun beni hiç değmeyen teninle
Kutsal aşk şarabını gece gündüz seninle
İçip içip kendimden geçecektim diyorsun
‘‘ Aslında aşka kefen biçecektim diyorsun’’
--------------------------- 030120210348
Zeki Kaymakcı
Kayıt Tarihi : 27.1.2026 20:00:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!