Bu gün ayın ondördü
Aylardan şubat
Elimde kırmızı bir karanfil
Yüreğimdeki Gonca Gül'üme
Liseli aşıklar gibi bir durakta
Bekliyordum.
Buluşma yerinde
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Mutluluk haberi beklerken son bölüm beni çok üzdü.Bu güzel şiirinizden dolayı sizi kutlarım.
hüzünlü bir aşk şiiriydi
kutlarım kaleminizi
sonsuz başarılar dilerim
GÜZEL DİLEK VE YORUMLARINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM DOSLARIM
Goncagül'üm
Bu gün ayın ondördü
Aylardan şubat
Elimde kırmızı bir karanfil
Yüreğimdeki Goncagül'üme
Liseli aşıklar gibi bir durakta
Bekliyordum.
Buluşma yerinde
Bekliyorum gelecek diye
Ben onun heyecanıyla neden üşümedim.Bilmiyorum.
Oysa hava çok soğuk,
Ama içim volkan gibi yanıyordu
Bekliyordum.Goncagül'ümü
Tam iki saat bekledim
Kaldırımda elektirik direği gibi
Yinede gelecek gelecek diyordum
Çünkü sözüne, özüne güveniyordum
Saddıktı, benim ona olamayacağım kadar
Az sonra bir kalabalık
Yolu ortalamış geliyordu
Omuzlardında taşınan kocaman bir şey.
Üzüldüm, Goncagül'ümü beklerken
Hatta kızdım içimden kendisine
Seni beklerken neler gördüm diye
Üzüldüm.
Allah rahmet eylesin dedim
Böyle bir günde sevdiklerinden ayrılmakta,
Sevenlerini üzmekte varmış dedim
Ben bunları düşünürken
Vefasıza bak diyecek gibi oldum
Tam o sırada kalabalığın arasında
Göz yaşlarıyla ıslanmış bir minik serçe gibi
Beni gördü.Nazlıcan:
Neden omuzlamıyorsun Goncagül'ünü dedi
Beynimde çakan şimşeklerin,
Kalbimi yerinden söktüğünü hisettim.
Dizlerimin bedenimi taşıyamadığı an
Avazımın çıktığı kadar
Bağırdığımı biliyorum
Goncagülüüüm
Haindir,kalleştir ölüüüüüm
Aydın Kizir
Umuyorum ki bu bir siirdir, Aydin bey hüzünlü bir kurgudur...
Önce gülümsedim tam burda!
Tam iki saat bekledim
Kaldırımda elektirik direği gibi
Ve tam siirin bu misralarinda..
Az sonra bir kalabalık
Yolu ortalamış geliyordu
Omuzlardında taşınan kocaman bir şey.
Hemen icim ciz etti yoksa Goncagül'e mi bir sey oldu diye tahminde bulunurken Nazlican'in sözleri tahmini dogruladi, bir film izler gibi...
Allah rahmet eylesin...Yüreginize saglik...
Güzel kardeşim kalemin daim olsun ,yazdıkça güzelleşen bir kaleme sahipsin.Yüreğine sağlık.Saygılarımla +10
Güzel bir şiirdi kutlarım kaleminizi yüreğine sağlık kalemin daim olsun selamlar
yapmayım bunu sonu çok acı beklememiştim bunu.
şiir kaliteli.
Kalbimi yerinden söktüğünü hisettim.
Dizlerimin bedenimi taşıyamadığı an
Avazımın çıktığı kadar
Bağırdığımı biliyorum
Goncagülüüüm
Haindir,kalleştir ölüüüüüm
Umarim Kurgudur okurken bile son satirlari cok etkilendim ..Saygilar 10+ant.
duygu dolu güzel bir serbest şiir okudum.
TEBRİKLER.................halilşakir
Yazan kaleminizi kutluyorum tebrikler saygılarımla.10puan+ant. ZEYNEP EROĞLU
Bu şiir ile ilgili 42 tane yorum bulunmakta