Gök gürledi aniden,
Şimşekler çaktı......
Yanıp sönen el feneri gibi,
Odasının penceresinden bir ışık sızdı.
Karanlık olan oda bir an aydınlandı ..
Adam sandalyesinden kalktı;
Dikeldi...
Dikelen bir o değildi...
...
Gölgesiydi tabii ki de;
Sinsi gölgesi,
Arsız gölgesi,
Lakin daima sadık gölgesi...
Bre! dedi,
Bre!...
Gölgesi irkildi...
Gölgesi adamın iki katıydı da...
Adam tıknazdı, cılızdı...
Korkaktı da,
Gölgesi ondan, o da gölgesinden korkardı...
Hayat memat der,
Ömrüne ömür biçer,
Kısa olduğuna kanaat getirir;
Ekmeğini saklardı...
Eskimeyen pantolonu vardı,
Gölgesi ile birlikte giyerdi...
Geceleri severdi,
Karanlıkta oturup da;
Hep sessizliği dinlerdi.
Gölgesi yanı başında...
Adam mı gölgeydi; gölgesi mi adamdı?
Yoksa;
Gölge adam mıydı?
Ya da
Sahnelenen bir gölge oyunu muydu?
Başrollerinde;
"Adam ve gölgesi"
Sinsi gölgesi,
Arsız gölgesi,
Lakin daima sadık gölgesi...
Kayıt Tarihi : 15.7.2022 23:18:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!