Henüz sabahın körü, tüm kötülük ayakta
Efkar boynumu keser, ben bir panik atakta
Bir travma ki, şurda, yorganıma bürünmüş
Kefen olmuş sarılmış, sıkışmışım arafta
Zamanın durduğu yer, karanlıkları yaktı
Sanki gökler yarıldı sırlar ortaya aktı.
Travma yaşıyorum, kapımda bir canavar,
Onu, ezanın sesi, nûrun pençesi yıktı
Bak, açıldı kapısı, gökteki eczanenin,
Her bir hecesi şurup, şifası şu beynimin
Yağmur değil dökülen, gökten yağan bir ilaç,
Ruhum ki bu devaya, bu rahmete çok muhtaç!
Minareden meşale, deler geçer geceyi,
Çözer tüm düğümleri, karanlık düşünceyi
Eczacı sual sormaz, reçete nur yazılı,
Alnımdaki dinginlik, bu efsuna kazılı
Ey sabahın sahibi! Dök şifanı üstüme,
Şu ezan bir kaledir, titreyen gözlerime
Has nöbetçi eczane, uyumayan göklerdir
Ezanların yağmuru, dökül korkak kalbime
Kayıt Tarihi : 22.2.2026 06:38:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!