Ol dem ne gözyaşı,ne yaktığı sayfalar kalıyor.Yalnızca yağmurun hezeyânını seyrdeyim.Inleyerek boşalması,camlara keskin vuruş,paramparça sîne.Kaldırımlarda akan ayrılık seli...Girmedik sokak,girmedik gönül kalmıyor.Pencereden izlerken bu sefâleti,gün gelince kendi sefil oluyor.Her günahta paramparça gözyaşı.Kaderimi sıksam kırmızı katreler akacak.Aynım Şems'i arıyor,ardında gökkuşağı.
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta