Kimse bana sormadı
Sen nasıl uyursun ki
Yastığında bir kucak
Aşk varken diye
Ben de kimseye
Kıyak sıcak hiç olmayan bir kış
Özlenen kar vardı gözlerde
Hiç tanık olunmamış bir coğrafya
Ve hiç sazlarda söylenmeyecek olsa bile
Kırlangıçlar şaşırmışsa göç yollarını
Ve ağlamaklı olduysa gözlerim
Saçların güneş gibi
Doğdu yüreğime sabahın ilk ışıkları
Süzülerek bulutlarımın arasından
Karanlığım sevdi yansımalarını
Derin denizlerimin üzerindeki parıltılar
Yaşarken dalgalı ve kıyıma ulaşamayan
Benim bir zamanlar
Küçük renkli bilyelerim vardı
Ellerim yara olurdu oynamak için onlarla,
Arkadaşlarım vardı kaygısız
Ellerim vardı yaralı,
Yalnız gözlerim vardı ağlayan
Gözlerini ne zaman saymaya kalksam
hep bir eksik kalır hiç doyamam.
Tamamlayamam gözlerini gözlerimde.
Masamda sen yoksun ya
masamda yok
gözlerimle tamamlayamadım ya seni
Ben senin vaat ettiğin yerlerdeyim
Dünyadayım annem
En kurak en susuz zamanlarımda
Senin vahandayım annem
İlk dokunuşunla
Gözlerime takmış durumdayım
Ne varsa gözlerimde
Yitirilmiş sevgiler
Ve pekçok sonbahar güneşi dışında
Gözlerim böyle olmamalıydı
Uzak yerlerde
Tutmayı hiç beceremediğim ellerin
Öyle naif ki
korkarım yağmur eritecek diye
oysa yağmur akarken başımızdan
öyle büyük set kurmuştuk göğsümüzle
O gezmelerin vardı ya parmak uçlarında tenimde
Hala durur izleri silmeye kıyamadım
Ben öyle sevdim ki senin yollarını
Başka bir şehre vallahi sapamadım
Şimdi sadece karla örtülmüş yüreğimde
Ve sen bana en içten günlerimde
Bir sevişme vaadi verdiğin ıssız kumsallarda
Kumsalların ayışığıyla yıkanıp
Güneşe hazırlandığı saatlerde
Bir martı uçarken üzerimizde
Gülüşün avuçlamış yüzümü
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!