Bir nehir kenarında oturmuş
Gidişimi seyrediyorum.
Bir kez bile olsun
Göremeden gölgemi.
Ebed; keskin
Sırat
Deh! ak topuklu yorgun at.
Deh! sevişen yollara
’Namus’ deyip, ha gayret
Demir döven kollara.
Vardı ya...
Göğsümüzde bir sıradağ vardı ya,
Çiçek moru sevdamızı alırdı
Geceleri kan kusardı vardiya
Vardı ya...
Gideriz
Eski bir gülüş kalır
Gün gelir
Geçmişte bir düş kalır
Geceye başlar gibi
Büyür her gün git gide
Kapkara avlusunda
Hep acı içinde
Acılar voltasında
Sensiz
Elsiz
Bir gün herkes anlayacak
Aslında geç kalmadan anlamak gerektiğini
İşte o gün geldiğinde
Tıpkı İcamole'nin ağlayan bebeği gibi
Kaçacaklar...
Önce geçmişlerine
Kar yağıyordu
Hava siyahtı
Aşklar vuruyordu sahillere ölü balıklar gibi
Dünya felaketti biz yoksulduk
Camlarda ekmeğin buğusu vardı
Ekmek yoktu
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!