Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Bir ikindi vakti, vedalar savruluyor mektubumun ucunda.
Gülüşlerinin enkazını taşıyorum hatıralar arasında.
Ruhum kimliğini arıyor keşmekeş sokaklarda.
Alabora olmuşum gözlerinin rotasında.
Sanki Hiç susmayan bakışların duvarları örülü aramızda.
Ellerinin izi kayboluyor, vakitli vakitsiz avuçlarımda.
Tüm benliğimi acımasızca yağmalıyor hayat.
Nefes almak için direnen, bir kelebek gibiydim yokluğunda.
Ne zamanım belli, ne de seyrim.
Tıpkı yurtsuz kalmış bir se ...



