Izdırabın Şahlanıyorken Bugün Yeniden.
Yakışıyor Mu Yiğide Kalkmamak Yerinden?
Durma Kuşan! Meydanı Şan Kokusu Bürüsün.
Ordular İle Kalplerimize Şan Yürüsün!
Marşların Heybetle Çarpıştığı Sokaklarda.
Yaşıyoruz biz yine, her şeyimizle.
Bütün bu olanlara karşın, hevesle.
Koşacağız bıkmadan, bilinmezliğe.
İnsanoğlu meçhul sever, sevecek de.
Zaman akıyor şelalelerden âlâ.
Kulağına haykırılan ismin, mahlasın
Şu endamınla, ne eserler yaratırsın
Yekpare güzelliğin aşkta bir arayış
Tanrı bizi değil sanki seni yaratmış
Aşkı Viran Eyledi.
Gönlü Mayhoş Gençler.
Yerle Yeksan Edip.
Perişanlığa Yükselttiler.
Aşkı Ellerinde Çürütenler.
Ölüm her şeyden çok korkutur gözümü.
Ölüm, her gün yeniden yaratır özümü.
Ne vakit fesheder ruh bedene sözünü
Fani canlı tadar, asıl o gün ölümü.
İlk önce etimiz, sonra kemiklerimiz.
Biçilen ömrün hatıratıdır yaşamak.
Doğumla ölüm arası, küçük kaçamak.
Yahut fanilikte son ilahi basamak.
Kim bilir belki de bir tutam hatırlanmak.
Yaşam büsbütün sırdır, her insan çözemez
Arzuladığım hiç şaşmadı, oldu
Olmamasıydı isteğim, o oldu
Üzgün müyüm?Evet çok, çok üzgünüm
Olmadığından da değil bu hüznüm
Olmasını isteyemediğimden
Plevne Önü.
Bir Şehitler Nehridir.
Oraya Düşmek.
Boğulmak İstenmelidir.
Tabyalar Ötesi.
Selam Sana Ey Sevgili!
Sen Ki Benim Nazarımda.
Manimin Son Mısrasısın.
Sana Bedel Hayatımda.
Öz Varlığıma Koyduğum.
Beni Yapan Son Noktamsın.
Göğe ulaşmış ruhumuz, şahlanıyor!
Türk, tarih yine sana kalem tutuyor.
Zira gökte çakal, kurtla çarpışamaz!
Ne kadar şükürdar olsan Tanrına az.
Ey Türk, zafer yüzü hep sana gülmeli




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!